Kar gibi yumuşak yüzeylerde gençlerin ayak izlerinin arkası batarmış, yaşlıların ayak izlerinin önü batarmış. Çünkü gençler arkaya basa basa yürürmüş yaşlılar öne eğilerek yürürmüş.
Alıntı
GÖNÜL ADAMI
Benden mutlu insan olmaz
Hep arka arka basarım
Kara çocuk bir ses duyarak uyandı. Yattığı yerde dikkat kesildi, bu ses nereden geliyordu. Aynı sesi duyunca sabah ezanının okunduğunu anladı. Esneyerek ve gerinerek yataktan kalktı. Tuvalete gitti. Abdest aldı, giyinmeye üşendiği için namazı evde kıldı pencerenin önüne oturdu. Dışarıyı seyre daldı.
Şafak vakti yavaş yavaş güne dönüyor her taraf aydınlanıyordu. Bahçedeki patlak çiçekleri beyaz beyaz görünmeye başlamışlardı. Kiraz ağacı gelin dibi bembeyazdı. Erikte renklerin her türlüsü vardı sanki. Kuşlar o daldan o dala ara kesme oynuyorlardı. Sesleri ortalığı çınlatıyordu.
-Guuk guguk guuk guguk
-duk guk duk guk
Bu sesi her duyduğunda ürperirdi Kara Çocuk. Guguk sesi hep derinden gelir gibiydi, sanki bir haber verecek gibi. Pencereyi açtı sesin geldiği yöne baktı ama kuşu göremedi. Guguk kuşundan erken kalkmıştı. Guguk kuşu erken öter. Bir hurafeye göre insan uyurken guguk kuşu öterse o yıl işler ters giderdi çünkü…
Rüzgarda uçuşan
Yapraklar dolaşiyor ayaklarım
Yardım istiyorlar
Bahar için benden
Adımlarımı yavaş atıp
Kalabalık bir ormanın
Tenha köşesinde
Hüd hüd kuşu yaşarmış
Alacaları alaca
-Ahmet, Ahmet gelsene buraya nereye gidiyorsun?
Ahmet geri döndü yanımıza geldi,
-Biz hepimiz buradayız sen nereye gidiyorsun?
Yaşar’ın göğsüne silahını dayadı,
- Durdur len arabayı, in arabadan sende in lan, indirin arabanın üzerindekileri , sizde kacak var arama yapacağım
-Valla sahibinin haberi var
-Neyin sahibi
-Ayçiçek tarlasının
Hayalim miydi düşmüy dü
Acayipce bir iş miydi
Mükafat mıydı suç muydu
Yaradan bana han yapmış
Kara çocuk ve arkadaşları ilçeye yakın bir köye bağ, bahçe çapalamaya gitmişlerdi. Hepsi ondört onbeş yaşlarında zıpkın gibi gençlerdi. En büyükleri on sekiz yaşındaydı. Bu yaş itibariyle büyük olduğu için başkanlık yapıyordu. Zaten çapalama için onu çağırmışlardı. O da herkesi toplamıştı. Akşama kadar çalışıp yedi buçuk lira para alacaklardı.
Sabah ezanında yola çıktılar iki saat yaya yol aldıktan sonra çalışacakları bağa varmışlardı. Mal sahibi onları bekliyordu. Yapacakları işi gösterdi ve abileriyle bir şeyler konuştu, cebinden bir şeyler çıkarıp abilerine verdi ve gitti. Daha onu hiç görmediler. Akşama kadar aç açık bağ çapaladılar. Akşam ezanı vakti abileri herkesin parasını verdi ,
- Haydi köye gidiyoruz
Dedi. Yola koyuldular. Kara çocuk
-Ağabey siz gidin ben ilçeye uğrayıp da geleceğim.




-
Eyüp Cüce
-
Eyüp Cüce
Tüm YorumlarKonuyu RECEP USLU hocamdan dinlediğim için,bıraktığı kederi de biliyorum.
Başınız sağolsun koca usta.
Mukadderat bu,karşı gelinecek,itiraz edilecek mercii yok ki,başvursak.
Şiiriniz zaten gereğini anlatmış.
Bir söz bilirim,sahibini bilmiyorum.
HİÇ KİMSE ÖLMEK İÇİN GENÇ DEĞİL ...
Çok güzeldi RECEP hocam.
Canlı canlı dinleyen birkaç şanslıdan biri olmaktan mutluyum.
Yüreğinize sağlık.