Stabilize yolda arabamla tozuta tozuta normal bir hızla ilçeye gidyorum. Mart aylarının sonuna doğru bahar kendisini göstermeye başladı. Geceleri soğuk olsa da gündüz pırıl pırıl hava olmakta.
Zeytinli boğaz yolundan giderken yolun sağ tarafında yerde keklik gördüm. Hemen arabamı durdurup indim ve yavaş yavaş kekliğe yaklaşmaya başladım. Yakalamama az bir şey kaldı, tam elimi uzatacağım sırada pır uçtu ve az öteye kondu. Yavaş yavaş oraya yöneldim, tam yaklaştım pır gene uçtu.” Kanadı kırılmış nereye kadar uçacak “ diye bu kez tilki adımlarıyla yaklaştım. Tam tutacağım hemen ileri uçtu. Aslan adımlarıyla sine sine yaklaştım, çalıyı çırpıyı kendime siper ettim elimi uzattım yakalamak üzereyim pırr uçtu gitti. “ Bu benim aradığım kanadı kırık keklik değil başkasıdır” diye oraları aradım ama bulamadım. Geriye baktım hemen hemen bir kilometre arabadan uzaklaşmışım.
Geriye gelip arabama bindim ve ilçenin yolunu tuttum. Gideceğim yere biraz geç kalmıştım. Neye geciktiğimi sordular,
-Geç kaldın yolda bir sorun mu oldu?
Sevgili dostlar; Virüs olayı olduğundan bu yana kafamda bir düşünce var. Daha doğrusu bir anı canlandı. Çok gençlik yıllarımda ne zamandı bakayım..hani kendilerine solcu diyenlerin Amerikan donanmasını İstanbul'dan çıkarmak için gösteri yaptığı , kendilerine sağcı diyenlerin de onların üzerine yürüyüp olaylar çıkardığı yıllar olabilir. Dedim ya çok genç yıllarımda görsel ve ulusal basın bilmez de fısıltı gazetesi çok iyi bilir. O zamlarda böyle sosyal medya falanda yoktu ama duyuluyordu işte..nereden duyuluyorsa..Olay şu büyük harflerle AMERİKA BİR SİLAH YAPMIŞ, BİR ATEŞLESE BİR YIL İÇİNDE BÜTÜN DÜNYADAKİ İNSANLARI ÖLDÜRECEK ,HAYVANLARA VE BİTKİLERE ZARAR VERMEYECEK. Dünya yuvarlak olduğundan bir yıl sonra kendisine geleceğini hesapladığı için saklı tutuyor muş..Şimdi bakıyorum da bu işi Çin denilen ülke yaptı mı yoksa amerikanın eli var mı muamma. İşte insanlık ölüyor..Dua ediyorum mevlamdan başka durduracak yok. Varsa biri beni aydınlatsın. Umarım dünya hırsı olanlar ve büyüklerimiz akıllarını başlarına alırlar..Allah'ın izniyle insanlığı kurtarırlar.
Kovid ondokuz ondokuz
Boşuna çalma kapıyı
Olduğun yerlerde yokuz
Hoş sözlerine tokuz.
Adil Dedenin dünürü aynı zamanda kayınçosu kasabalı çocuğun dedesi kara Ali derin hocadır. Hafız da olabilir. Çünkü hatırlıyorum hem araştırma yapardı hem de tahta bavulun üstünde divit kalemle kendi yaptığı mürekkeple yazılar yazardı. Arap harfleriyle yazdığı yazıları ondan sonra gelenler ne yaptılar bilmiyorum. Ya camiye vermişlerdir ya da yakmışlardır. Evde ne kadar Kur-an-ı kerim varsa hepsinin okunması lazım okunmazsa günah olur onun için okunacak kadar tutun düşüncesi hakimdir büyüklerimde. Dedem öldükten sonra lazım olmaz diye kitaplarını kaldırmışlardır.
Ali Dedemden bana geçen araştırma huyu var, bende araştırmayı ve okumayı çok severim.
Bu aralar Süleyman Ateş’in Kur-an-ı Kerim tefsirini okuyorum, bunun yanında çevirisi İskender Durmaz tarafından yapılan Son Ahit kitabını okuyorum. Bunlardan çıkardığım bazı bilgileri aktarmaya çalışacağım. Bilimle, İslamın buluştuğu bazı noktaları yazacağım.( Bu arada ben arap harflerini okumayı bilirim de anlamlarını bilmem.) Umarım başarabilirim, doğrusunu Allah bilir.
İlçemizin doksanaltı parça köyü olduğu söylenirdi. Yenipazar ilçe olunca azaldı kaç tane kaldı bilmiyorum. Biz Gökçeler bölgesine bakardık ve her ay eşek sırtında , Şahinler, Kasımlar, Karacalar, Bayat, Çengeller, Gökçeler , Belen, Bedi dolaşır muhtardan geldiler diye belge alırdık. Eğer gebe varsa bakardık. Ben değil tabiki Ebe hanım bakardı. Eşim köy ebesiydi. Köy ebesi diyorum çünkü şehir ebesi olabilmesi için vilayette altı ay kurs görmesi gerekiyordu. Bu olaya daha sonra döneceğim. Şimdi başka olay anlatacağım.
Bu köylerin birbiriyle hem akrabalık hem de dostluk ilişkileri çok güçlüdür. Bayramlarda düğünlerde ölümlerde hıdrellezlerde dahası toplu yapılan işlerde bir araya gelirler hal hatır sorarlar. Pilav dökerler (dökerler deriz biz pişirirler) hep birlikte ahenk yerinde yerler ayrıca poşetlerde evlere de götürürler.
Bizimde akrabalarımız vardır bu köylerde. Biz ilçede oturduğumuz için her pazara geldiklerinde her panayıra geldiklerinde bizim eve uğrarlar.
Ben göçümü İzmit’e taşıdım. Orada emekli olduk. Birgün hanım:
Korona illeti dünyayı sardı
Elbet bununda bir çaresi vardı
Çare buluncaya çok gönül kırdı
Yüreğim yanıyor gitti Mustafa
………………
19 MAYIS ATATÜRK'Ü ANMA GENÇLİK VE SPOR BAYRAMI KENDİSİNİ TÜRK OLARAK KABUL EDEN ATATÜRK’ÜN VERDİĞİ ÖZGÜRLÜĞÜ İLİKLERİNE KADAR DUYAN HERKESE KUTLU VE MUTLU OLSUN.
NEDEN TRAŞ OLMADIN.
Seninle çıkmıştık aşkın yoluna
Bütün güçlükleri birlikte aştık
Kime inandın da girdi koluna
Hayalimi yıktın oldu mu şimdi
Önümde çeşitli yemek duruyor
Midemin açlığı beni yoruyor
Gözlerim de hep saati arıyor
Oruç müslüme farz imiş
Hem de vücuda şarz imiş
OTOBÜS YOLCULUĞU
Dolmuştuk kırk kişilik
Otobüse yüz kırk kişi
-haydi kalkıyor
-Öne yürüyelim beyler
Bak dostum !
Ne işin var gurbet elde
Koku olmaz kopardığın her gülde
O değil de




-
Eyüp Cüce
-
Eyüp Cüce
Tüm YorumlarKonuyu RECEP USLU hocamdan dinlediğim için,bıraktığı kederi de biliyorum.
Başınız sağolsun koca usta.
Mukadderat bu,karşı gelinecek,itiraz edilecek mercii yok ki,başvursak.
Şiiriniz zaten gereğini anlatmış.
Bir söz bilirim,sahibini bilmiyorum.
HİÇ KİMSE ÖLMEK İÇİN GENÇ DEĞİL ...
Çok güzeldi RECEP hocam.
Canlı canlı dinleyen birkaç şanslıdan biri olmaktan mutluyum.
Yüreğinize sağlık.