Seçim barajının adil olmadığı gerekçesiyle AYM’ye kim başvurdu bilmiyorum. Aslında çok da ilgilenmiyorum AYM’nin bu pası gol yapma çabaları da beni hiç enterese etmiyor. Keşke bu baraj kalksa… Kalksa da herkes bir rahatlasa.
Aslında barajla ilgili olarak daha önce çıkmış olan tartışmalarda Ak Parti ihmalkâr davranmayıp doğru bir tavır geliştirerek seçim sisteminde o günlerde bir değişikliğe gitmiş olsaydı bu günlerde yaşanan bu kıytırıktan tartışmalarla zaman kaybedilmiş olunmaz, ülke bu gün bedava bir gerginliğin içine itilmemiş olurdu. Ama kendisinin de işine geldiği için Ak Parti haklı olarak barajın kalkmasıyla ilgili olarak ısrarcı olmadı. İyi mi oldu? Doğrusu ya hiç iyi olmadı. AYM'ye yapılan bu kişisel başvuru küçük de olsa ülkede hiç yoktan yeni bir gerginliğe yol açtı.
düşme eteklerime benim
dizlerime sürünme
sen asıl
ürperen yüreğimi sar sımsıcak
bunaldım yalnızlıktan
gün olur zaman biter
gün olur eğilir başlar
gün olur kimse kalmaz
sen ve Allah'tan başka
gün uzar gölge büyür
Güzel düşünürsen güzel söylersin. Güzel söyleyenin dilinde söz tatlılaşır sevgi doğurur.
Ve sevgi, kişinin, hayatın ona getirmiş olduğu zorluklara daha kolay katlanabilmesini sağlar.
Bu nedenle güzel düşünmeyi ve bundan elde edilmiş güzellikleri hayata yansıtmayı ilke edinmiş kişi yüce gönüllü olur.
yorgunum
ağır ağır akıyor bedenimden
geçmişim
her şey yalan
bir tek ölümmüş gerçek olan
evet öğrendim
yasaklığına ak çizgiler çiziyorum sevgimizin
uzaklığına köprüler kuruyorum sevgiden gel
bir kez doğar güneş gözbebeklerinde kişinin
bir kez aydınlanır yüreği
kurşunla korkunu
Her zaman vardılar…
Ellerinde binlerce, on binlerce insanın kanı vardı. Bu kanı yaşadıkları toprakların dört bir yanına bulaştırarak iktidarları boyunca kafalarına göre düzenleyip yönettiler.
Güçlüydüler, mağrurdular, sözleri kanundu. İçinden çıkmış oldukları toplumlara yönetici oldular ama onlara hizmet etmek yerine zulmettiler, yeri geldi "çoluk, çocuk, kadın, erkek, genç, ihtiyar ayırmadan katlettiler.
Ellerinde binlerce genç insanın kanı vardı. Bu kanı yurdun dört bir yanına bulaştırarak ülkeyi on yıllarca kafalarına göre dizayn ettiler.
Güçlüydüler, mağrurdular, sözleri kanundu. Halka çok zulmettiler. Halkın çocuklarını katlettiler.
Çok ah aldılar çok. Ve giderek güçlerine tapar oldular. Kendilerinden başka hiç bir şeye değer vermediler.
“O kızdan bu eve hayır gelmeyecek,” dedi kadın; televizyon dizilerinden bir tanesinde oğlunun sevdiği kızla evlenmek istemesine kendisinin rızası olmadığını anlatmak için.
Daha başından oğlunun evleneceği kıza karşı çıkıp kabullenmeyen anne bu öngörüsünün gerçekleşebilmesi için elinden ne geliyorsa yapacaktır. Tersini düşünmek safdillik olur.
Anneler böyledir işte. Evlatlarının, özellikle de oğullarının üzerindeki otoriteyi kaybetmek istemezler ve sanırlar ki gelinlerini kendileri seçerlerse bunu sağlayabilirler.
kim kalmış ki bu dünyada ebedi
hani baban hani atan nerede
yalan dünya boşuna mı denmiştir
gelen gider gerçek böyle söylenmiş




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!