601- Nedir bu afra, tafran? Seni tanıyan en son insan da bu dünyadan göçünce hiç yaşamamış gibi olacaksın.
602- Sorarsan öğrenirsin.
603- Neye layıksan onu bulursun.
611- İmkânların altında yaşa.
612- Tanıdığın insanların isimlerini unutma.
613- İlk izlenimlerine güvenme.
621- Şükret, şükürsüzlük Cenab-ı Hakk'a bir tür isyandır.
622- Rabbinden sana gelen şey gerçektir. O halde şüphe edenlerden olma.
623- Bir bakış, bir dokunuş, bir duygu parıltısının insanda bıraktığı şey bir bakış, bir dokunuş, bir duygu parıltısından fazla bir şey değildir. Aldanma.
631- En uyarıcı şey zamandır.
632- Bir fırsat doğmuşsa onu hemen değerlendirmek gerekir. Bir an sonrası için bile güvencemiz yokken "Bir gün yaparım" diyerek işini sonraya bırakma.
633- Bir anda insanın içinde çakan ışık, gerçekleştirme imkânı varken meyvesini vermezse kişiliğin zedelenmesine sebep olabilir.
641- Öğrendim ki çıkarları uğruna seni incitmeyecek hiç kimse yoktur.
642-Yaptığımız tercihler yaşayacağımız hayatın çerçevesini çizerler.
643- Hayat iyi ya da kötü değildir. İyi ya da kötü olan bizim davranışlarımızdır
651- Başarabilenler ne kadar yenilmiş olsalar da asla vazgeçmemiş olanların içinden çıkmıştır.
652- Anlatamazsın. Çünkü insan anlamak için çaba sarf etmeyi pek sevmez. Bu sebepten hakkını savunmakta sessiz kalanın karşısında, bağırandan yanında yer alır. O halde haklı olduğunu düşünüyorsan susmayacak, savunacaksın.
653- Büyük laf edip söz verenler büyük çark edip verdikleri sözden dönerler.
661- Her problemin bir çözümü vardır. İnsan yeter ki ceht edip istesin.
662- İnsan hata yapar. Zaman zaman vehimlere de kapılabilir. Bu çok normal bir durum.. Normal olmayan bunu göremiyor olmasıdır. Zaten hatalar zincirinin uzaması da bu körlük sebebiyledir.
663- Basit bir tanımı yapılacak olunursa eğer kader, kişinin cüzi iradesiyle karar verip uyguladığını Külli İrade’nin ezelde yarattığıyla örtüştürmesidir.
671- Kendine bir kılavuz arıyorsa insan bulur.
672- Sahip olmak mı, olmak mı, yok olmak mı? Seçim insana ait… Seçersin, lâkin karşılığını alma konusu muğlaktır.
673- Nefsini bir kar gibi eritemeyen kişi, zamanla görür ki dinini eritmektedir.
681- İnsana düşen kolaylaştırmaktır.
682- En büyük cehalet bilmemek değil, körü körüne inanmak ve doğruyu öğrenmekten imtina etmektir.
683- Ya geçmişte yaşıyoruz, ya gelecekte. Ve ne yazık ki bir türlü yaşadığımız zamanın içinde olamıyoruz.
691- Gerçek ne kadar can sıkıcı, kırıcı ve örseleyici olursa olsun, insanı gereksiz ağırlıklarından kurtarıp özgür kılar
.
692- Yaratılmış Olan her şeyin bir ömrü var. Ve perde kapandığında yanımızda kalan şey hayat boyunca yapıp ettiklerimizin faturası olacak.
693- Kalabalıklar içinde bir başına kalmış olmanın ağırlığını taşımak zorunda olmanın en kahredici yanı sevgisizliğin kanıksanmasına sebep olmasıdır.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!