üzgün bir postalın size anlatacakları var;
hep aynı kırmızı hatta yürümüş,
aynı yolarda tekrar tekrar yenilmiş!
yorgun savaşlardan dönmüş…
Aç pencereni çocuk
Bu gece ışık yağıyor
Bir yıldızın şavkı vururken yüzümüze
Ay gecemizi aydınlatıyor
Bir Aydın'lık müjdecisi
Çeşit çeşit insan.
Harf ve sayı isimlerinde.
Bir kısmı ışıkta .
Bir kısmı karanlıkta.
Harf harf onlar.
Sayı sayı.
bunca sözcük yığınının ne anlamı var, edebî değeri var mıdır, kime ve ne için yazıyorum bunu bilmiyorum.
Ama şunu biliyorum ki; yazmasan sanki öleceğim.
Nefessiz kalacak ve boğulacağım...
Hatta yazmak bile yetmiyor artık bana, sanırım bağıracağım..
Aç avuçlarını
Giderken unuttuklarını koyacağım
Ruhum sende kaldı
Bu bedenle tek başıma ben ne yapacağım
Birlikte olduk belki
Fakat hiç 'Bir' olmadık seninle
Yaraların başkaydı
Tutkuların başka
Bir sigara önceydi hatırlıyorum
Bir olta attım ısız sulara
Yine yokluğun takıldı bahtıma
Deryada çekilirken yüzün
Senden kalan izleri yükleyip ağlara
Acılar da tanıdık oldu artık
Fakat tanıdık olması
İndirim yapacağı anlamına gelmezmiş
Her geçen gün
Açık açık yalan söyleyenin yalanına
Bile bile gerçekmiş gibi söyleyenden daha çok inanasım geliyor
Özlem SABA
Daha ne denir
Nasıl denir bilmiyorum
Ülkem acıyor
İnsanlığım acıyor




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!