İlk köşe başındaki satıcıdan bir şişe şarap alıp
Aklım mayhoş
Tenim mayhoş
Yıldızlı bir gecede
Dokunuşu ipeksi bir deniz kenarından
Sana yürüyor gibiyim
Bazı karanlıklara ışıklı yollardan gidilir
Ve her zaman doğru yerlere doğru yollardan gidilmez
Hem mayınların da üzerinde güller biter
Ta ki siz üzerine basana kadar
Ben bu şiiri yazarken
Meğer sen orada ölümle
Ben de burada Aşk'ınla cebelleşiyormuşum
Olsun, fark etmez
Güneş, ateşten buseler verir
Megri’nin nemli koylarında
Gün boyu sürer bu saltanat
Çekilir sonunda dağların ardına
Oturunca gün batımı tahtına
Başka güneşler çıkarken sahneye
Turnalar uçarken Meğri semalarında,
Merhamet edin!
Bir mebize susun,
birbirini seviyor olmak.
yetmezmiş mutlu olmaya yar!
o gönülleri sarhoş eden aşk.
tende alev alabilirmiş.
tutsaklık cebelleş oldu mu bir kez sere.
hasretlik insanı, yakabilirmiş...
Açma goncalarını her baharda Meğri’m,
Kırılırsın!
Bir yağmur gibi ipil ipil düştüğümde tenine,
Sarsın da kordan kızıl güllerin her yanımı,
Bir daha bırakmasın…
Ah benim kadim şehrim
Memleketim
Gazisi sonradan düşürülmüş
Defalarca işgal edilmiş memleketim
Gaia'nın bakışlarında mı gizlidir acın
Üzerinde gezinen hoyrat adımlarda mı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!