Benim şehrime yağmurlar yağardı
Kaldırımlardan duyulurdu acem çığlıklar
Benim şehrimde hüzünlü insanlar da vardı
Eski bir şehrin, ıssız steplerinde söylenirdi yanık türküler
Çığlık çığlığa dövünürdü rüzgâr
Biz dans ederdik çırılçıplak
Yağmurların yağışını
Dökülüşünü damlaların gökyüzünden
Özgürlüğü anımsatan gözlerinde
Bir sınırın bitişini
Yeni bir hayatın başlangıcını izler gibi
Tüm bildiklerimi unutmaktı seni sevmek
Seni sevmek
Bozmaktı tüm ezberleri
Olmaz denileni oldurmak
Ne üzerime serilmiş gökyüzü
Ne de şu ayağımın altında ezilen toprak
Ne bir göz kırpışıma meftun olan deniz
Ne de saçlarıma tüneyen rüzgâr
Desem ki
Benim de bir zamanlar ümidim vardı
İstiridyeden zorla oyulmuş inciler gibi
Sen gibi kokardı desem
İnanır mıydın
Aşkını işlerken oylum oylum kalbime
Hayâl de sen
Düş de sen
Adını yazarken katmer katmer tenime
Mürekkep de sen
Aşk ateşi yakmadan tüm ruhumuzu
Gözlerindeki fer hala sönmeden
Yakamozlanmadan kıyısında oynaştığımız denizler
Ben hala bendeyken, yitirmeden aklımı
Gel Sevgili
Yakamozlanan gecelerin birinde
Ansızın üşüdü Kadın
Isıtmıyordu yüreğindeki sevda
Uzattı ellerini
Yalnızlığına dokundu sonra
Çaresiz
Düne razıyım ben
Bu günümde sen yoksan
Ölmeye de razıyım
Yarınımda sen yoksan




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!