Aslında her kuş sessiz uçardı havada..
Bilmezlerdi kanatlarına kaç umut asıldığını.
Her kuş, bastırılmış isyanların çığlığıydı oysa.
Kanatlarında onca ağırlık,
Ağaç olmayı sevmedim hiç
Bağlanmayı toprağa, suya
Deniz olmayı da sevmedim hiç
Vurmayı hep aynı bilindik kıyılara
Küstüm yastığına
Yatağın sol tarafına
Küstüm sıcaklığını benden alan her şeye
Küstüm seni bana vermeyen yollara
Ne asil bir vedadır susmak
Ne kusursuz bir cinayet şekli
Bin çığlığa dönüşse de susuşlar
Bin sustalı darbesine
Kim, sana senden ileri
Kim, sana şah damarından yakın olan
Sen yeter ki kulak ver sesine
O seninle konuşmanın bir şekilde yolunu bulacak
beynimde bir labirent
kıvrımları birbirine dolanmış
ben o labirentin tam içinde,
kör kütük sarhoş olmuş
her çıkış dinamitlenmiş.
Lal siyahı
Bir geceyi giyindim üzerime
Nefesin, nefesime değince
Yandım
Kavruldum da
Çağın en lanetlisine denk gelmiştik...
Suçsuzduk, inandıramıyorduk…
Suçluyu görüyor, bir şey yapamıyorduk...
Haksızlığı görüp, müdahale edemiyorduk.
Ne Leyla varmış ortada
Ne de Mecnun.
Hepsi misal..
Oysa Leyla sanmıştım kendimi.
Mecnun'muşum ben meğer.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!