Çok açtım sofrana geldiğimde.
Sen elimi kaşığa uzatmadan beni doyuruverdin.
Sende verme hevesi vardı.
Bende açlık.
saçlarına çiçek takan kızın çiçekleri soldu.
aynı anda gök yarıldı,
okyanuslar parçalandı,
Tanrının merhameti çekildi yer yüzünden.
ve o geldi...
Yüzümü dönüyorum rüzgara.
Gittiğin diyarlardan kokun gelir mi diye bana.
Ama yalancı her şey gibi rüzgâr da!
Ne kadar canımı yaksa da,
Asi fırtınalara saklamıştım ben seni.
bozkırın ortasında
yalnız bir sonbahar gibiyim.
bir yapraklarım kalmıştı
az sonra,
onları da dökeceğim.
Sonbaharın derinliklerine saklanmış bir sızı.
Yenileyen kendini her yaprak dökülüşünde.
Fakat uçuşacak yapraklar bir gün, bahar gelecek.
Eriyecek karlar, toprak görünecek.
Ve ben yine çıplak kalacağım sızılarımla.
Tüm çiçeklerimi dökmüş olacağım..
Bir an bile kapatmayın, gözünüzü kocaman açın.
Bu gün hayatınızın son günü olabilir.
Sarılabileceğiniz her şeye sarılın bu gün..
Gülün, kahkaha atın, şarkılar söyleyin, şiirler dinleyin.
En sevdiğiniz yemeği pişirin bu gün mesela.
Geriye kalan hayatınızın her saniyesini bir şölene çevirin.
ben bir damla suyum.
benimle başlayan hayatta.
son perde benimle iner..
doğumlarda sevinç.
Yüreğimin kıyısında kocaman bir dalga.
Salar beni sarp kayalara.
Terbiyecisidir deniz uslanmaz aşıkların.
Vurur da vurur ha...
Çekin bakışlarınızı üzerimden bayım.
Bireysel silahlanma suçtur.
Ve bu yaptığınız düpedüz soygundur.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!