şapka değil, dil çıkartılır bu tiplere..
-biraz dik duruş, biraz da küçümseme -
oryantalist bakışlara inat,
realist bir gülümseme...
sürgün müdür her zaman gitmeler?
insan hiç bulunduğu yerde kaskatı kesilemez mi?
bedeni oracıkta yok olup,
ruhu uzak diyarlara göç edemez mi?
bitmiş gibi değil,
ölmüş gibi bitmeli.
ölmüş gibi de yetmez!
çürümüş gibi bitmeli.
öyle bitmeli ki;
İnanmadıklarıyla bahşedecek gücü kalmayınca
Tüm inanmadıklarına inanmış gibi mi yapmalı insan?
Oynamalı mı oyunu
Oyunbaz mı olmalı
Onlar sadece güzel diyorlar bana
Doğdum; Annem mızmız bir bebek olduğumu söyledi. Sonra çok haylaz bir çocuk oldum. Daha sonra asi bir genç kız.
Gençlik böyle dediler; Ah şu zamane gençleri deyip hayıflandı, iç geçirdiler. Öyle ya, asi olmak büyük bir suçtu. Bir an ben bile şaşırdım! Geleceğim beni de endişelendirmeye başladı. Sahi durumum bu kadar vahim miydi?
Okula gittim; öğretmenlerim benden yaka silkti. Derste Laiklik dinsizliktir diyen hocamı sınıftan kovduğum için disiplin cezası aldım fakat ona da ceza aldırmayı başardım. Siyaset o zamanlardan ilköğretime bile girmişmiş meğer. Orta dereceyle zar zor mezun ettiler beni. Çalışmaya başladım, böyle memur olmaz dediler.
Tabi ya aralıksız otuz altı saat çalışmaya baş aldırmak,
memurluğa sığmayacak işlerdi.
Konuşsam şiir derler.
Sussam soğuk bir savaş.
Ah benim kimse kendimi söyleyememişliğim…
Ben bir kadını hiç sevemedim.
Mecburen beni sevmesini bekledim.
Önce özürlü dediler bana.
Sonra özür dileyip, engelli dediler.
Çünkü özür kusur demekti.
Ben kusurlu değildim ki.
Ateşten korkar mı hiç pervane,
Ateş ki sevdalının ay ışığıdır.
Zulmedilen değildir aslında yanan.
Ateş zulmedenin kendi cehennemidir...
güzel insanları özledim!
gönül ehli insanları,
aydınlık insanları.
-hepsi birden nereye kayboldular?
üzgün bir postalın size anlatacakları var;
hep aynı kırmızı hatta yürümüş,
aynı yolarda tekrar tekrar yenilmiş!
yorgun savaşlardan dönmüş…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!