Ulaşmak için felaha,
Şükredeceğiz Allaha
Hep kıbleye dönüp daha,
Şükredeceğiz Allaha.
Bu şehre, karanlık tül tül inerken,
Sen sırra bürünüp elveda derken,
Şen şakrak edayla çekip giderken,
Belkisiz gülüşün son görüşümdü.
Herkes herkesle kavgalı,
Sürüp gidiyor kargaşa.
Sıradan kimse kalmadı,
Sürüp gidiyor kargaşa.
Negatifsin, olumsuzsun,
Boşa ders almış gibisin.
Belli ki sen ölümsüzsün,
Damızlık kalmış gibisin.
Öngörülü dost nerede?
Bugünden, yarınlar satılır peşin,
Susarsın, sukutun zamanı gibi.
Kirası istenir ayın, güneşin,
Susarsın, sükûtun zamanı gibi.
Şanlı geçmişiyle göz kamaştıran,
Bir millet kaybetmiş, öz cevherini.
Gidiyor ardına dönüp, bakmadan,
Utanmış kendinden, kaçıyor sanki.
Beşer çılgınlığı, pek yaman sarmış,
En geçerli nedendir gemiden inmek için,
Bir avuç yeme bakar, taklacı güvercinler.
Hiç tereddüt etmeden trene binmek için,
Bir avuç yeme bakar, taklacı güvercinler.
Kedinin adı çıkmış kediden nankörü var:
Gücünü milletinden almış iktidar bekler,
Tarihten coğrafyaya muştulanan gelecek.
Her devir gelir geçer, devri sabıklar ekler,
Bitimsiz kardeşliğe yol bulanlar gelecek.
Vicdamım, aklıma bu sitem niye,
'Dilsiz şeytan mısın, yazsana' Diye?
Sarsam sermayemi yetmez kediye,
Kağıt, kalem bilmez masalarım var.
Alıkoyan korkunun hükmü suçsuzluğuma,
Yorgunum yatır beni toprak kokan dizine.
Esirgeme elini uzat güçsüzlüğüme,
Al beni az sevgiyle görkemli gökyüzüne...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!