Yanarsa vicdan narında,
Yanlıştan yürek burulur.
Pişmanlığın pınarında,
Her temizlenen durulur.
Yol çetin, umutlar kayıp,
Yüreğim elinde, kanat çırpıyor,
Hep senin aşkına, aşkına doğru.
Yürüdüğüm yollar, sana çıkıyor,
Söyle, bunun hiçbir anlamı yok mu?
Güzel, elbette güzel, tabiat her yönüyle,
Fakat deniz ve sesi, güzellerin güzeli,
Günün her saatinde ayrı bir renk tonuyla,
Sakinken başka güzel, coşunca başka güzel.
Arınırım dertlerden; dinlerken, seyrederken,
Benim diğer yarım da taşır o geceye açılmış
gül yaprakları gibi romantik, düşsel adamı.
Öyle derin bir aşkla bağlıyım ki hayata,
her anım kanatlarını açmış bir sevdadır;
Hamlesiz, fikir iman keşmekeşi içinde,
Düşünce hayatının suikastına kurban,
Mevhumlar kullanılır bir anarşi içinde,
Kafası alt üst olmuş ruhu ışıksız insan.
Bürüksel vaizleri din öğretmeye kalktı,
Ruhumuzu kanattı bizi anlamayanlar.
Türk’e milliyetsizlik telkin etmeye kalktı,
Ruhumuzu kanattı bizi anlamayanlar.
Dağda, kırda, bayırda çiçekler açacaktı,
Ben de yazarım içimdeki fırtınayı sessizce,
Söylerim sakladıklarımı, susarım yeri gelince.
Sen göremezsin ruhumun göğe değen izini,
Ben büyütürüm içimde aşkının büyük gizini.
Aşkım sana hayat güzel toz pembe,
Güller açan gamze senin, ben senin.
Yüzün güneş, yanakların gülpembe,
Devir senin, devran senin, gün senin.
Ansızın gelir o, davetsiz ve sessiz,
Göğsünde kuşların kanat çırpışı.
Bir sabah vakti, kıyamam durup,
İçine çekersin o taptaze akışı.
Kimse yaramızı deşmesin diye,
Sabır, sığınağı çaresizliğin.
Yiğitliğe gölge düşmesin diye,
Sabır, sığınağı çaresizliğin.
Herkes ister hemen hakkını alsın,




-
Dr Yusuf Polat
Tüm YorumlarDeğerli üstadım yarım kalan sevdalar şiirime yaptığınız güzel yorumunuzdan dolayı teşekkür ederim.
Bu şiirimde aslında yarım kalan aşkların belki de tamamlanmak için yıllarca yaşadığını vurgulamak istedim
leyla mecnun
kerem aslı bu ölümsüzlüğün eseri değil mi zaten