yaşadığım sözcüğe sordum kendimi
nasılım diye
güldü
git işine dedi çal dur akşama dek
gülümsedim
yolculuklara
düşersem kahırlanma
duygusuzluğa
saparsam ki harlanma
kenetlemeğe
imlerinde bulduğum
gözlerinden ses akar
gün batımına buğum
tutuşur nefes yakar
ürkekliğinden zaman
öyküdür düşer dillere
sevdasına boyu kadar
öykünür taşar sellere
damlasına suyu kadar
özlemi yanar gözünde
imrenirim ellerimin hünerine
ne sesler ile dökülürdü üstüne
ne de güzel yaratmış taş gibi sağlam
ne de alımlı çokta çalımlı
yakışıyor da hani
boşluğunda açılan sayfa
çatlayacak göbeğine
ivediye soruyordum
katlayacak bebeğine
biteviye koruyordum
yaramaz çocuğun düşüydü
kararttığın sözcüklerin acısı
inadına açınca
yokluğunda çiçekler
ayak izi kaçınca
seni yolda kim bekler
sarmaşıklar dolanır
parmağımın ucunda erk
simgelerle uçuşur
savrulup koşturur
dilime batar sözcükler
gülünce yüzü
ayağı buz kestikçe
inadına yandığım
sevdasına estikçe
inadına kandığım
dudağına yüzdüğü
çöpün çıtlaması ömürlüğe hat
nereden alırsın nereden bulur
ister ağlar ister genişçe rahat
yerine kıpırdar sona kaybolur
yüce dağın başı kara yığınca




-
Gül Gedik
-
Hilmi Serdengeçti
Tüm Yorumlaryuregınıze saglık çok guzel bi şiir aşkın yoklugunu anlatıyor maviliklerde esen kalın.tebrikler...
Haftanın şairi seçilen Ozan EFE' yi kutluyorum.
NİCE BAŞARILARA
Türk Şairler Birliği grubu