bir fırtına esti aman dinlemez
ne yaprağı kaldı ne dalı kaldı
yüreğine kesti zaman inlemez
ne toprağı kaldı ne çalı kaldı
ne varın ne yoksa silip süpüre
Fadime’ye tutkun
türkü söylemeli
saz da çalmalı
şiirde yazmalıydı:
“senin için aldım
gaz yağı tenekesi içine yerleştirdi
ivedi gömesiye samanları serpince
kırılan saz yerine tabancasına ayaz
ipince yükü indi neşesine nedensiz
tabancası kaz ola ördeğinle salına
kötüsü uçar gelir
para cezası üç yıl
gözü önünde delir
ibram ali de ayıl
kolay mı on altı bin
şakır şukur zincire
kocaman kilitleri
karanlık perde gire
demir kapı kitleri
her açılan kapında
demir kapılı küçük kanadına girince
yüzü sarıdan ala yeşilden portakala
uzun boylu civanı kiremit rengi çala
gözleri akan suya gökyüzüne serince
saçlarına tutuşmuş yalımlı gibi sanki
savcıdan emir
“tek bir oda ver ona
dikkatli davran
mahpusla konuşturma”
damın müdürü
kitaba sardı ibram
çoğunda okuyordu
aynacı husufu ram
resimle kokuyordu
çizdiğin resim
her güne bir mahpus resmi
karakalem de götürür
gece gündüz demez pes mi
kervanı yürür it ürür
İnegöl’ün boğaz köyü
uzakta muska dağlar
davulun sesinden hoş
karanlıktan mı ağlar
el ölüsü uyur koş
yaklaş kalabalığa




-
Gül Gedik
-
Hilmi Serdengeçti
Tüm Yorumlaryuregınıze saglık çok guzel bi şiir aşkın yoklugunu anlatıyor maviliklerde esen kalın.tebrikler...
Haftanın şairi seçilen Ozan EFE' yi kutluyorum.
NİCE BAŞARILARA
Türk Şairler Birliği grubu