Öyle İşte 2 Şiirleri - Şair Öyle İşte 2

Öyle İşte 2

Uyanmak dediğimiz şey,ermek veya ermişlik değildir... bir önceki bilinç mertebesinden ölüp, yeni bir bilinç mertebesine gözünü açmaktır...Kişinin seyri sülük yolculuğunun başlamasına iznin gelmesidir..Kişinin dervişliğe bsşlamasıdır..
Uyanan insan, inşirah suresinde bahsedildiği gibi tüm yüklerinden kurtulur..Hava gibi hafifler... Su Gibi Şeffaflaşır...tüm Maskelerinden ve tüm Kirlerinden arınır.. özü ile sözü birleşir...Kişide Tevhid inancı uyanır...Allahı, zahirde görmesede, onun varlığını ve her an kendisi ile birlikte olduğunu hissetmeye başlar...Yani "eşhedü en lailahe illallah" düsturu dilinden kalbine iner..Çünkü kişi gerçekten Allah'ın varlığına şahitlik etmiş olur...Kişinin sadece huyu suyu bakış açısı değişmez..Aynı zamanda gayri ihtiyari bir şekilde çevreside değişir... Daha önceki bilinç mertebesinde tanıdığı insanların hiçbirinin konuşması, gülmesi, bakış açısı, hitabeti, ideolojisi kişiyi tatmin etmez... Kişi kendisi gibi uyananları aramaya başlar..
Uyananlar, uyananları hitaplarından tanır...Yazılarından tanır...Hal ve tavırlarından tanır...tercihlerinden tanır..Bu süreç çoğu insanda kırklı yaşlarında başlar...Fakat, ibadete ve itikada göre daha önceki yaşlardada başladığı olur...peygamberlerin ve evliyaların 40'lı yaşlarda görevlerine başlaması bu sebepledir..Yani kırk yaş tesadüf değildir... Bu konu hakkında yazacak çok şey var.

Devamını Oku
Öyle İşte 2

Uyanmış olan ruhlar, birbirlerini beden elbiselerinden değil..Hitab edişlerinden..Sohbetlerinin derinliğinden tanırlar...
Hitabet dilini bilmeyenler, bazen hergün konuştuğu komşusunun bedeninden mevlana ile konuşurlar..Taptuk emre ile hallleşirlerde,haberleri olmaz...
Dinlemek lazım.. Beden kulağı ile değil..Gönül kulağı ile dinlemek lazım insanları..her kulu hızır bilmek lazımki, gelen fırsatları kaçırmayalım...

Devamını Oku
Öyle İşte 2

İnsanın en uzak yolculuğu kendisinedir..
Döndüğünde ise başkasıdır artık..

Bir fili de yaratan odur.. bir kılı da yaratan odur...Fiilide yaratan odur..Failide yaratan odur....Karıncanın ayak seslerini duyanda odur...Gece ağlayan öksüze ses verende odur...Özünde her varlık birdir...Perde kalktımı ne fil kalır, ne kıl...Ne ses kalır ne yas...Ne ezeli sırlar kalır..Ne de o sırlardan nasiplenen kullar..Ne sen bilirsin, ne ben bilirim
Bu muammayı.. Perdenin önünde "sen" ve "ben" vardır... Perde kalktı mı ne sen, nede ben kalır...Bir O kalır... Birde onun mis kokusu...

Devamını Oku
Öyle İşte 2

İnsani olarak uzun vadede çok fazla planlar yapmayın .Saniyeler içerisinde külü güle, gülü sele çevirecek bir kader yazgısına sahibiz..Buna sebep olan amellerimiz...
Hz ömerin,
"kaderden kaçmıyoruz..Kaderimizden yine kaderimize kaçıyoruz" dediği yerdeyiz..
Abdulmuttalib'in ebreheye;
"Ben develerimin sahibiyim..onları isterim..Kabenin bir sahibi var...onu o koruyacaktır" dediği yerdeyiz ..

Devamını Oku
Öyle İşte 2

Velevki elinize hafif bir cüzdan alıp alışverişe çıktınız...Cüzdan hafif olsada, onu elinizde bir saat taşıdığınızda, sıkılırsınız... 3 saat taşıdığınızda, o cüzdan gittikçe ağırlaşmaya başlar... 5 saat taşıdığınızda, cüzdan hafif olmasına rağmen kolunuzun ağrıdığını..elinizi hissetmemeye başladığınızı farkedersiniz...
İşte, içinizde taşıdığınız kin ve nefret duygusuda böyledir...Dertlerde böyledir...karamsarlıkta böyledir.. bu duyguları içinizde, kısa süreliğine taşıyıp, sonra beyninizden sildiğinizde size zarar vermez... Kini ve nefreti içinizde taşıdığınız süre uzadıkça, bu yük omuzlarınızı ve yüreğinizi yormaya başlar..organlarınızı yıpratıp, onlara zarar vermeye başlar...Süre dahada uzarsa eğer, organlarınızdan biri iflas eder...İşte hastalık dediğimiz şeyin sebebi budur... biriktirdiğiniz ve içinize sıkıştırdığınız herşey bedene yüktür...Ruha yüktür.. tövbe edilmemiş ve kronik hale gelmiş günahlar da böyledir... insanlara karşı beslenen kin ve nefret de böyledir... İçinize attığınız ve biriktirdiğiniz dertleriniz de böyledir... Bunların hepsi organlara zarar veren hastalık sebebidir...
Sık sık içinizi yıkayın..Beyninizi ve kalbinizi resetleyin...İçinizdeki kin ve nefretle helalleşip, onları omuzlarınızdan indirin...Affedin... İçinizde kime karşı kin ve nefret varsa... Biriktirdiğiniz dert ve tasa varsa hepsi ile helalleşip yol kenarına atın.. ve yolunuza devam edin...Yol sizin değil...Yolun üzerine serpiştirilmiş kum ve çakıl taneleride size ait değil...Torbanıza doldurup doldurup sırtınıza vurmayın .. Siz binek değilsiniz... yolcusunuz...Affedin... Önce kendinizi sonra çevrenizdekileri affedin...Kim, bir başka kulun hatasını affeder ve unutursa, Allahu Teala da o kulun hatasını siler ve üzerini örter...

Devamını Oku
Öyle İşte 2

Velhasılı kelam;
Yerini bulmayan her şey ziyan olmuştur..
Can da, inci mercan da..

Yürekten hissetmediğimiz halde söylediklerimiz ile, hissedip söyleyemediklerimiz arasında ne sevdalar yok ettik..
İsteyipte arayamadıklarımız ile, istemeden cevap verdiklerimiz arasında ne kelamlar israf ettik...

Devamını Oku
Öyle İşte 2

Ve sen…
Diğer yarım.
Ruhumu besleyen şiirimin öznesi.
En uzaktaki en yakınım.
Sen…
Bugün de tıpkı şairin dediği gibi, mıh gibi aklımdasın...

Devamını Oku
Öyle İşte 2

Son yılların en sinsi hastalığı vesvese hastalığıdır... Vesvese bir unutkanlık ve şüphecilik hastalığıdır... ve bu hastalığa sebebiyet veren virüs şeytandır....İnsanlar Bu hastalık yüzünden Allah'ın büyüklüğünü ve gücünün sınırsızlığını unutup ondan ümitlerini kesiyorlar... Vesvese, unutkanlığa sebebiyet verdiği için insanlar bir türlü ne yaptıklarından veyahutta ne yapmadıklarından Emin olamıyorlar.... tekrar tekrar abdest alıyorlar... Namazda kaçıncı rekatta olduklarını unutuyorlar.... Kapıyı kitleyip kitlemediklerini.... Ocağın altını kapatıp kapatmadıklarını... Abdestlerinin bozulup bozulmadığını unutuyorlar.... veyahutta bu konularda şüpheye düşüyorlar... bu hastalıktan mütevellit insanlar abdestlerinden şüphe edecek hale geldikleri için namaz kılmıyorlar....ibadetlerini erteliyorlar.. Hatta hatta Bu hastalık yüzünden insanlar panik atak hastalığına yakalanıyorlar... Aslına bakarsanız insanlığın yarısından fazlası bu hastalığın pençesinde kıvranıyor....Ama kimse bilmiyor....mevzu çok uzun... Ama şu anda kısa keseceğim... Ve size bundan kurtulmanız için bir formül vereceğim...Bende iki sene önce bu hastalığa yakalandim...Hemde çok şiddetli bir şekilde yakalandım...Hatta hatta bir atak bile yaşadım... Ne yaşadığımın farkındaydım...Doktordan yardım aldım...Ama nafile....İlaçlarda fayda etmedi.....korona sürecinden dolayı bana yardımcı olacak birini de bulamadım...En sonunda bir arkadaşım bana:
"Niye aranıyorsun...ilaç elinin altında..şimdi dediklerimi not al... Ve kendini iyi hissedene kadar her gün yazdırdıklarımı oku...Bak gör nasıl temizleneceksin... Ruhun temizlenecek... Kendini yeni doğmuş gibi hissedeceksin" dedi... Abartmıyorum..Sadece iki gün okur okumaz kendime gelmeye başladım..
İşte arkadaşımın bana yazdırdığı o reçete..

Yunus suresi 107. Ayet :101 kere...(ve in yemseskellahü diye başlıyor ....)
La havle vela kuvvete illa billahil aliyyül azim : 101 kere

Devamını Oku
Öyle İşte 2

Yatılı okuldayken gençlerin en iyi dostu okumaktan zevk aldığı kitapları ve radyosudur.. benim de en iyi dostum kitaplarım ve walkman'imdi...En büyük zevkim ise, herkes yatakhanelerine çekilip yattığında ve sınıfta tek başıma kaldığımda , duygusal şiir ve şarkı programı yapan radyo yapımcılarını dinlemekti... En çok Sezen'i dinlerdim.. ve birde Kayahan,soner arıca, Ebru gündeş, doğuş,tıldız tilbe ve Güllü..

"Dışarda yağmur var aldırmıyorum..
Masamda resmin var kaldırmıyorum... Sevdiğin şarkıyı çaldırmıyorum..
Duyacaksın diye ödüm kopuyor.." derdi güllü ablamız...Bizi alır götürürdü bilmediğimiz uzaklara..Hele birde "Sensiz yaşamayı öğrettin bana" şarkısı vardıki, insanı mest ederdi..."Mest oldum" şarkısı da gerçekten dinlemeye değerdi...
Şimdi kendisi gitti bilmediğimiz uzaklara...Ama şarkıları hâlâ radyolarımızda, kulaklarımızda...

Devamını Oku
Öyle İşte 2

Bakışına yanmışsan, yakışına bakacaksın..
Baktın, yanmaya çare yok, akışına bırakacaksın..

Devamını Oku