Osman Demircan Şiirleri

657

ŞİİR


4

TAKİPÇİ

Osman Demircan

Kemanım doydu notalara.
Çalmaz aynı şarkıdan bir daha.
Akorduna gerdim sinirlerimi.
Astım tellerine İsa peygamberi.

Her ilahi sesinde çarmıhın tınısı.

Devamını Oku
Osman Demircan

Sisler basar yüreğimdeki dağ gibi dertleri
Duman ben, efkar ben, sarhoşluk sensin
Ses adına vururum kadehi kül tablasına
Sessizlik dinmez, sensizlik gitmez başımdan
Bu nasıl bir ayrılıktır böyle Allah aşkına

Devamını Oku
Osman Demircan

Sorular aynı olunca cevaplar da aynı oluyor. Neden bana farklı sorular sormuyorsun? Neden bir fark yaratıp benden farklı cevaplar beklemiyorsun.
Bilirim seni hep aynı ifadeler mutlu eder. Harikasın, senden iyisi yok, sen dünyaya bir renk bir desen katıyorsun gibi...Oysa sana ben bir sapa benziyorsun, gülü ortada olmayan demek istiyorum. Yok illa sen bana gülüm deyin istiyorsun.
Bir gül bahçesi solduktan sonra yağmuru beklemez olur. Bulutlara sevgilim demez bir daha. Ama sen o solgun yüzünle, gözlerini bulutlara döndürüp, hala yüreğine su serpecek bir bulut arıyorsun. Artık anla bir damla bile düşmez yüreğinin o çorak duygularına. Yüreğini kabartacak yağmurlar başka lalezarlara göç etti. Sen hala umutlusun.
Nerde kaldı o çakal yağmurları? Nerde kaldı sana gülüm diyen o yalancı baharlar. Çoktan unutuldun ve bırakıldın. Öptüğün dudaklar sana gülüm demiyor artık. Öpüldüğün zamanlar kışa döndü. Bunca çırağı düşmesine rağman yüreğine sen hala oynaştasın. Hala çocuk çağlarının masalındasın.
Yok beyaz atlı prens. Yok peri kızlarının göle vuran güzelliği. Yok artık sana masal okuyacak kimse. Büyüdün seni aşağılayan, seni küçük düşüren insanlara inat. Ama bir şeyi anlamıyorsun. Ortada bu kadar mezar varken, hala kendini özel sayıyorsun. Bu ölümlü dünyada yaşarken kendini kandırıyorsun. Sen de herkes gibi ölümü tadacaksın.
Neden bana cevabı belli sorular soruyorsun. Aklına bu kadar söz kalabalığının içinden birey olmuş, kendini bulmuş bir cümle sormuyorsun. Sen de herkes gibi aynı sorular içinde kendine yer edinmeye çalışıyorsun. Ayna ayna var mı benden güzeli gibi...Oysa güzellik şahit aramaz. Neden bütün aynaları kırmıyorsun. Dudaklarını uzatmış, gözlerini yummuş, bir öpücük bekliyorsun. Birinin seni derin uykundan uyandırmasını düşlüyorsun. Hayal kurması güzeldir, eğer bir cehennemde cennet hayaliyle yaşıyorsan. Eğer ağlayamıyorsan, mutluluk gözyaşları dökemiyorsan, gözlerine inanmalısın, gördüklerine inanmalısın. Çünkü sana mutlu bir gün gösterecek takvimler, acının rüzgarlarıyla oraya buraya savrulmuştur. O zaman beyaz atlı prensi bırakıp, kendine ve yaşamına yön verecek rüzgarlara karşı yelkenli yapmalısın. Başka limanlara doğru yol olmalısın. Bakışlarını yeni ufuklara doğru kaydırmalısın.

Devamını Oku
Osman Demircan

Bir dağın uçurumunun ucuna dökülen bir damlasın. Düşsen dağ hiçbir şey kaybetmeyecek. Yerinde kalsan kuruyup kaybolacaksın. Bir hiçsin güzellik dolu kabalığın içinde. Bir katedraldeki en ve boysun; düzlem ve yüzeysin. Sınırlısın ve pek tabi ki üçüncü boyutsun. Derinliksin yani. Oysa bir katedralin sınırları olmamalı. Sonsuzluğu aradığın yer üç boyutlu değil, dört boyutlu olmalı. Yani sonsuz olmalı. Kendine ne kadar kutsal değerler yüklesen de ey sevgili, sonsuz değilsin. Sınırlısın ey sevgili! Zamanın içinde bir dakika, bir saniye, bir saatsin, birkaç yılsın. Bir caminin taşları arasındaki çizgisin. Kendini taşlar arasında gizleyen Tanrı'nın sözlerisin. Yine de Tanrı değilsin ey sevgili. Bir sütun başlığındaki bezemesin. Çok güzelsin; ama tapınaksın. Tapınılacak kadar sonsuz ve dört boyutlu değilsin. Kimsenin dört olmadığı gibi sen de üçsün. Üç boyutlusun. Sonu olan bir güzelliksin. Bu yüzden kabasın ey sevgili. Prizmatik ögelerin yan yana ve üst üste dizilmek suretiyle oluşturdukları geometrik hareket manzumesisin. Küpsün, üçgen prizmasın; ama iki sayı arasındaki sonsuzluk değilsin. Birsin; ama tek değilsin. Yani, bir bütün birlik içinde yer alan parçaların kendi içlerinde de bir bütün birlik oluşturmaları anlamında tektoniksin. Yüreğimde depremler yaratsan da, Tanrı değilsin. Bir bütünün içinde ya sayısın ya renksin ya ögesin. Yani manzarasın; ama gözlerime muhtaçsın. Bir ağlasam, bakışlarımdan silinip gideceksin. Işık ve gölgenin dilinde bir bezemesin. Karanlıkta ise yokluksun. Varlığın ve yokluğun masalsıdır. Bir varmış bir yokmuşun arasındasın. Ey sevgili böbürlenme bu kadar. Dünya kalabalığının içinde, sadece bir yerin var. Hayat o kadar sıkışık ki, sen gidersen, yerini hemen bir başkası alır. Sanma ki bu dünyada yaşayan herkes, sonsuz yerinde kalır. Sonsuz değilsin sevgili, bir sonsun. Değerli mobilya ve döşemelerin güneş ışınlarından korunması gibi, sen de gün kaçağısın. Gecelerimde ise bir mum ışığı kadarsın. Titreyen ay ışığı altında sallanan bir dalsın. Beni bu şekilde korkutamazsın. Bir pencere kenarındaki sardunyasın. Bir evin pervazlarına takılıp kalansın. Asla güvercinler gibi uçamazsın. Aynı nokta içinde binlerce noktasın. Sonuçta bir virgül olamazsın. Sen gecelerimde bir mum ışığı kadarsın. Sabahın ilk ışıklarıyla yok olacaksın. Yatağım yorgun olsa da, kollarım iki kürek gibi sallanıp boşlukta mezarımı kazsa da, sen saçaklarımda erimeye yüz tutan buzlar gibi hayatımdan su gibi akıp kaybolacaksın. Ve hayatıma bahar gelince de sana dur demeyeceğim. Günün ilk sıcaklığıyla sana güle güle diyeceğim. Çünkü sen gecelerimde bir mum ışığı kadarsın. Çürüyen bir meyveyi dalında tutmanın anlamı yok. Senli öpüşlerin dudakları çürürken, sana hoşçakal demek düşer. Çünkü sen dudaklarımdan bir çürük elma gibi düşerken yere, gülüşlerimde kokun kaybolur gider. Sen istemezsen de, aşk ilk önce dudaklarda biter.

Devamını Oku
Osman Demircan

Dökülürken dilimden seni istemeler halden hale girdim.
Ben her kopan parçamla seni diledim adını ezberledim.
En ağır kaybı aşkla elde ettim kupkuru dala benzedim.

Varlığımı gül bahçesinden devşirdim sana meyil verdim.
Tüm çiçekler güldü halime ben papatyayla helalleştim.

Devamını Oku
Osman Demircan

Rahlesinde adın ezberimde sen varsın
Unutmam yüzünü ay ışıklı her gecede
Kıbleye döner başım bütün dualardasın
İnandım sana peygamberler hürmetine
Yusuf yüzlü saatlerle beni tanıştıransın
Ey Yarap beni Zeliha'ya çevirmektesin

Devamını Oku
Osman Demircan

Ağacı kırılmış bir ormanın kuytusunda,
Daha büyük yaşamak için,
Yaşamayı göze almış küçük kuş
Arada bir kül olmaktan gocunmayan
Bir ormandaysa,
Korkmamayı öğrenir elbet.

Devamını Oku
Osman Demircan

Senin için günah işledim.
Senin için arındım sonra.
Ruhumu kaptım kurtardım.
Yanına geldim.

Bir ateş böceği gibi

Devamını Oku