Gözlerin,
Uçsuz bucaksız denizlerin sessiz çığlığı
Gülüşlerin,
Yaşanmamış bir ömrün kayıp çaresizliği
Gözlerimde gülüşlerin saklı kaldı
Ne ben tam olabildim
Lanetlenmiş bir vebal gibi
Boynumuza asılı kalmış
Bu kadar zayıfken güçlü görünmek
Gülüşlerimiz acı, bakışlarımız donuk
Bir yanımız hep hüzne dönük
Anlatamamanın verdiği suskunluk
Gülüşü güzel olanın yüreğide güzel olur diye öğütlediler
Bunca yıl onca hüznü ve kederi
Hasretle karılmış katıksız acıyı
Hangi güzel gülüşün ardına gizledinde
Kanadı kırık kuş gibi kaldım
Uçurum kenarında çaresiz
Bir günaha ilişip doğdu günahsız çocuklar
Kimi şehvetin, kimi servetin
Kimi çaresizliğin,kimi kudretin çocuklarıydı
Yaraları derin, birbirine eş
İsimleri farklıydı
Sevilmemiş çocuklukları boy verdi, büyüdüler
Boşunaydı güneşin kısır doğuşu
Hüzün saatleri gece yarısı
Aralanan kapıdan içeri dolar
Ortak kederimize şahit rüzgar
Nerden neyi bulduysa doldurur odama
Papatya kokusu tenin
Sanıyorsun ki gidişinle dünyası kararacak
Güldürme
Çoktan güneşe yuva yapmış gözleri
Ayrılığa kaldırım taşı döşeyen elleriyle
Dokundu kırgın gönlüne
İki ipte oynayan tek cambaz
Güz bitti, vefasızlığına yenik bütün ayıplar karla örtülü şimdi
Tek renk cümbüşüyle beyaz bir ölüm sardı heryeri
Mevsim soğuk, ellerim üşür, buz tutar sana dair İçimde alıp veremediğim ne varsa
Hep bu zamanlara denk gelir ölüm isteği
Yada ardıma bakmadan kaçıp gitmek
Gözlerinin değmediği, seni hatırlatacak bir şeyin olmadığı yerlere
Peşin doğup veresiye öldüğümüz bir dünyadan
Vefa beklemek fazla iyimserlik
Güzel yaşamalı, nasıl öldüğümüzün bir önemi yok.
Haberin var mı
Gülüşünün düştüğü şehirler
Ana kucağı
Sıcak, İçten ve pazarlıksız
Uğruna yaşanılası bir sevda var sende
Benin başımda kavak yelleri
Hangi efsuna gizlenmiş gizemsin
Hangi dağın karı
Hangi yolcunun uğrak hanısın
Seni bulmak
Seni anlamak
Seni çözmek




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!