Neye meylettiysek onunla sınadı hayat
İki hüzne talip olduk ve kederden bir duvar ördük etrafımıza
Öyle keyfe keder de değil üstelik
Sabırdan uzun biryol belirdi önümüze
Han yok, yolcu yorgun
Umut kelebek ömründe
Ahh kalbimin ince sızısı
Yürüdüğün sokaklar birer çıkmaz şimdi
Yol yordam, kadir kıymet bilmez benliğime
Şarkılar hüzün yumağı, şiirler suskun
Üzerime devrilir yitik sevdalar
Her çığlığım boşluğa düşer
Hüzün sardı her yanımı
Efkar efkar başım dumanlı
Anlatsam bir türküde telaşımı
Söz incinir
Acıyı katık yapıp vursam tele
Saz incinir
Neye sabır gösterip sebat ettiysek
Oradan ördü kader ağlarını
İnceldiğimiz yerden kırılsaydık
Keşke
İncinmeseydik bu kadar
İnsan net olmalı
Çizgisi, yürüdüğü yol düz
Yalpalamadan yürümeli
Maskesiz dolaşmalı insanların arasında
Olabiliyorsa umut olmalı
Olmuyorsa dert olmamalı
İnsan, varlıkla yokluk arasında sınanan bir varlık
Kimse mutlu değil halinden
Sırça köşkün penceresinden
Denizdeki kayıkçıya özenen gözler
Kayıkçının köşke imrenerek bakan gözleriyle aynı.
Kimse olmak istediği yerde değil
Çaresizliğin vücut bulmuş hali yaşanan zaman
İnsan insana yabancı, hain ve unutkan
Herkes kendince bir peri masalı uydurmuş içinde
Öyle tutunmaya çalışıyor hayata
Yaşanan herşey sonuçtan ibaret sebebi ne olursa olsun
Boynuna ip boğazına düğüm atılmış umut ettiği ne varsa
Gerçek şu ki
İstisnalardı kaideyi bozan
Yalnızca biz farkında değildik
Ve her istisnada müstesnalık verildi
İbrahime selamet oldu ateş
Gül bahçesine döndü alevler
Duygunun en korkunç olanı
Kendini bir yere ait hisedememek
Dünya dar gelirken bir yandan
Öyle yandan bir kuytuda kabuğuna çekilmek.
Gözden gönülden Irak bir yaşamı tercih etmek.
Solgun güz gülleri kaldı senden geriye
Kuruyan yaprakları savuran rüzgar
Hayaletten ibaret gölgesiz ağaçlar
Isıtmayan güneş
Ve en kötüsü benliğimi esir alan umutsuzluk duygusu
Tekrarı nasibe kalmış bir kabulleniş




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!