Bir anda insanlığın gözlerinin önüne yaşanan ve yaşanmayan olayların bir manzarasını koyarak bir ilginç benzetme peşine bakın kimleri nasıl takacak o sır.
Batı batıyorken sürekli kendine göç ediyordu.
Kendi utancından kaçıyordu aslında.
Derin bir sevincin ciddiyeti eritti
İnsan doğasının yetersizliği dertti
Mutluluk bile haddini aşınca yetti
Hayat tatlı ile acı arasında diyetti
Nimetler katıksız ve kusursuz değildi
Güney Afrika’da bir ülke olan Swaziland’ın Kralı Sobhuza, dünya tarihine geçecek rekorlar kırmış.
Hem de bizim padişahların rekorunu alt üst ederek!
İyice merak ettiğinizi biliyorum,
Kolay değil bu konuyu anlatmak.
Frida Kahlo bir sözünde der ki;
Dumanı çıkmayınca insanın içi yanmıyor sanıyorlar.
Haksız sayılmaz aynı acıyı yaşamayan yaşayanı anlayamaz ki!
Bir tarafımız enkaz altında
Acı bir kez daha birleştiriyor bizi
Başlayan ve bitmemesi gereken bir bütünlük içinde sarsılıyor ve sarıyoruz yaralarımızı
Hepimizin yüreği aynı yerde, acının merkez üssü Anadolu'da atıyor
"İşittim feryadını kırıldı belim
Gelmek mümkün değil bağışla beni"
Demişti Nesimi
Hangi acı diğerinden farklı ki
Yaşanan bir acıyı ve zulmü
Kaç sevinç telafi edebilir?
Ya da telafi edebilir mi?
Acı çektirenler
Acı çekmiş bir insan gibi
Hissettiğin müddetçe
Geçmişin geçmez acısı
Bitenin kendisinden kaynaklanmaz
Verilen değere değmediğinin
Anlaşılmasıdır acıtan
Zamanın ağrılarını çekiyoruz
Acı perde çekmiş hayatımıza
Bu şartlarda ayna tutuyoruz körleşmeye
Ruhumuzdaki acının çığlığı
Yeni bir dile dönüşüyor
Acı yakın
Acıtan ve acınan uzaktır
Acıtanlar acınacak olanları yok ederek
Geride kalana acı bırakır




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!