Birincisi, din görünümlü insanları aldatarak 'o ne güzel komutan' diyerek Fatih Sultan Mehmet han hayranlığı ile siyasi taraftar topladılar.
İkincisi, Fatih Sultan Mehmet Han'ın evladı Fatihan olarak devamı olan Mustafa Kemal Atatürk'e ise din düşmanlığı yaparak yine siyasi maksatla taraftan topladılar.
Her iki çabada aynı amaca hizmet ediyordu. Emperyalizm destekli din adına işbirlikçi tarikat ve cemaatlerin, siyasi ideolojilerin iktidara gelmesi ve Türkiye Cumhuriyeti'nin yıkılarak yeniden Anadolu da Bizans (Roma) İmparatorluğu'nun kurumasını sağlamaktı.
Kimler yok ki!
Tümü saygıda küsur etmediğiniz kodaman, siyasetçi, dinci, yaygaracı, çoğu ise sinsi.
Asıl liste sinsilerden oluştu. Mahkeme huzura çıkarınca öğrenir herkes. Biliyorsunuz aslında korkudan dilinizi yutmuşsunuz çoğunuz.
✓ Birinci Yurttaşlık Görevi;
Mevcut tek yetkiden yetkiyi genel yarar adına geri almaktır.
✓ İkinci Yurttaşlık Görevi;
Tek dayatmadan geri alınan genel yarar yetkisini bir başka tek adam zulmüne devretmemektir günümüzde yurttaş ve insan olmak.
Aksi takdirde şahsi çıkarlar adına soyguna devam kararı vermek suç ortağı olmak demektir. Soyguna devam etmek adına suç ortağı olmak ne insanlığa sığar ne de yurttaşlığa! Kimin gücünü kimin aleyhine kullanmalarına izin veriyorsunuz sorusu gün gelir kimseye yaşam hakkı tufan güç ile izin vermez. Sermaye kim ki hile ile ulusu siyaset aracılığıyla satın alıp kullanıyor? Bitti bu düzen soygunu. ▪️▪️🔘▪️
Yakını mı görmüyorsun uzağı mı diye sordu doktor
Neyin uzak, neyin yakın olduğunu
Göremiyorum dedim
Görüş açısı sorunları
Körler toplumu gözü açık birisini yeniden kral yapmaya her zaman hazırdır.
Kasabın bıçağı her zaman keskin, başı kesilecek hayvanların boynu her zaman kıldan incedir. Zaman birbirine zıt tüm niyetleri birbirine karşı her iki tarafın taraftarları ile besler. Gözü açık Körlere kendini allayıp pullayıp satar. Muhtaçlığına yenik düşen her insanı yaşam kör yapar.
Birde bakmışsın dost bildiklerin düşman, düşman bildiklerin dost görünümlü çıkar. Yaşamı gecikmiş ağır bir bedel ödenmiş bir şekilde anlarsın.
▪️Önder Karaçay ▪️
Göz kulak gibi değildir bir gözden giren, diğer gözden çıkmaz.
Manevra kabiliyeti gerektirir.
Görsel sanat göze batar.
Ne kimseye gölge ol, ne de kimsenin gölgesine girme.
Gölgene gireni esir alır, gölgesine girdiğine esir düşersin.
Gölge karanlık bir alandır.
Karanlık alanlara paldır küldür girmenin bedeli ağır olur.
En tehlikeli gölge insanın görmekte ve yüzleşmekte zorlandığı çoğu insanın yaşamı boyunca başaramadığı kendi gölgesinden çıkamamış olmasıdır.
İçinde gölge taşıyan insan gölgesini dışarı yayar.
Olmaz mı? Birlikte daha büyük bir karanlığın gölgesi olurlar
Gölgeye girmeden düşünmek gerek gölge olursam sayesinde gölgenin (sayenin kelimesinin anlamı da gölge demek)
Kolay mı gölgeden çıkmak?
Birbirini seven iki insandan biri öldüğünde;
Ölen toprağa,
Kalan,
Ölenin acısının içine gömülür.
Önder KARAÇAY
Evrensel sistem kusursuz bir denge içinde çalışır. Her haksızlık bir haklı karşılık görür.
Fizik yasası her olumlu veya olumsuz etkiye karşılık eşit güçte bir zıt tesir tepki gösterir.
İnsan ve toplum ilişkilerinde de bu zıtlık yaşanır..
Kötülük bir iyiliği, iyilik sayısızca kötülüğü üreten sebebe dönüşür.
Fizik ötesi etki ise kötülük iyilikle kendisinin işine gelmeyen olumsuz bir karşılık alır. Yeryüzünde sayısız kötülük bir iyiliği yok etmek için organize çalışır.
İyiliğin bir örgütü yoktur. Kötülüğün sayısızca örgütü vardır. Her madde gücü kötülük ele geçirir ve kötülük adına kullanır..




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!