Fatoş şüpheye düştü
bir şiirimle
aklındaki “erkekliği” çalkaladım!
tam da çürütmüştü.
“Gerçekten de erkeğin kalbine giden yol
Hayatımın en karanlık köşelerini,
pis kokularını,
kaçınılan anılarını,
sapkınlıklarını, manyaklıklarını,
basılınca kurtulunamayan bataklarını,
ezilmişliklerini,
Kapı dışarı edilirsem
ki sıkar biraz gerçi bu ama
kapı dışarı olmaya teşvik edilirsem
inanın ki
edeni, edilmemi isteteni
ona yardım edeni,
Daha bu sabah rüyamda
o güzel kasabadaki misafir evini bir ayı basıp,
sonradan beni de takibe alıp,
peşimden sokaklar boyu koşmadı mı? ! ..
Bir önceki sabahta
Bu ne habersizlik?
bu ne irtibatsızlık?
umarsızlık
derinlemesine ilerlerken hayatın içinde
paylaşılacak onca şey varken
ve ortak tarihimize rağmen
Kanımı şaşırdım!
en son yere aktığında rengini tanıyamadım?
saydam, su gibi olsaydı dert değil
ama kapkaraydı
telaşlandım! ..
benim miydi o kan?
Bir kaç dost bir araya gelince
ortada donatılmış bir masa
biraz da içki olunca hele
herkes filozof kesiliyor!
ne dünyalar kurtarılıyor
Kanma o
derin görünen
dibi bulanık sığ sulara sakın!
Dalayım dersin anlamlar umup,
başını yararsan
bok yoluna gidersin.
Onca insanı güldürmüş bu gözler
gün içinde.
onca espriler yapmış
kaleme almış
ti'ye almış dünyayı...
daha kaç bardak çay içmem lazım? !
kaç tane 'kaliteli geyik muhabbet' üretmem lazım?
ve kaç dizi 'zincirleme kahkaha'? ! ..
'sonunda ne tür bir kaz gelecek? ' gibisinden




-
Zafer Zengin
Tüm YorumlarBen şairim demeyi şiirleriyle gösteriyor..Okuyucunun önüne serdikleri 'evrensel gerçekleri [miz]..okudukça
unuttuğumuz isyanları yeniden hatırlıyoruz..Gerçeği
sofraya koyup yüzleşme gücün varsa al ne kadar lazımsa diyor. Sesi ilginç metalik bir ses gibi geliyor kulağa..Doğal desek sahte to ...