Öyle bir egodan kabarmış ki bizim ayılarımız;
işlerini ayılığa vermeyip,
hatır-gönül raconunu bırakıp,
prosüdürüne göre yapan ağası kalmamış!
ve bu yüzden bir çok kurumumuz
ayılar-ağalar cenneti olmuş.
Adiliyetini yitirmiş kurum değil,
adiliyetini yitirmiş yöneticidir
balığı baştan kokutan.
Zavallı uzuvlarsa birbir
çürürken bünyeleri
Bakire bırakmayı,
öylece salıvermeyi severim şiirlerimi genelde;
ama herzaman hatasız kul çıkmıyor kalem'den,
şair dostlar görünce -kızın- genelindeki arızaları
bildiriveriyorlar Allah razı olsun.
Siz önce bu kanı,
ruhları emilmiş vatandaşa
sağa sola saparken caddelerde
sinyal vermeyi öğretin de;
sonra
ülke çapındaki yolsuzluğun,
Zayıf
hani şu yeni yetme
besinsiz kalmış bir deri bir kemik
son moda mankenlerinki gibi
çelimsiz ama ince bacaklar
pek cezbeder bazı gafilleri ama
Eskilerden biri demişti ki
aynası iştir kişinin.
doğru tabii ki ama
hangi zamana göre?
hangi insanlara göre?
Artık yolda yürürken gördüğüm
o sararmış, kuru yapraklar,
kaldırım kenarlarındaki su birikintileri,
kulaklarımı hergün farklı yalayan rüzgar
aynı değil...
O tiksinen
birbirini tökezletmek isteyen
malına gözünü dümdüz diken
düpedüz çekinmeden dalga geçen
utanmaz, arlanmaz, edepsiz, ölçüsüz bakışlar
nasıl da sarmış yurdumun sokaklarını,
Bir önceki gece
teskin edicilerle sevişmişim
çaresiz....
Ve şimdi o garip
iniltilerle ayılan sabahın eşliğinde
Biliyorum
bütün bu teknoloji sevgimiz,
internetin sanal, birleştirici kudretine olan
düşkünlüğümüz,
kitap okumalarımız, televizyon seyretmelerimiz,
günboyu işler peşinde koşmalarımız,




-
Zafer Zengin
Tüm YorumlarBen şairim demeyi şiirleriyle gösteriyor..Okuyucunun önüne serdikleri 'evrensel gerçekleri [miz]..okudukça
unuttuğumuz isyanları yeniden hatırlıyoruz..Gerçeği
sofraya koyup yüzleşme gücün varsa al ne kadar lazımsa diyor. Sesi ilginç metalik bir ses gibi geliyor kulağa..Doğal desek sahte to ...