Kendinden öte tarafı,
gecenin arkasındaki aydınlığı
beden gözünle,
beden gücünle,
beyninle göreceğini sanıyorsan
yanılıyorsun.
Ey insancık:
şimdi medeniyet dedikleri şeyin içindesin.
Şehirlerde, kasabalarda
köylerde
kalabalıktasın diye
Şükür'ü varolan herşey adına
herkes adına zikredersen;
herkese yarar.
sana yarar, ailene yarar,
taşa-toprağa, akan temiz-pis sulara,
haberinin bile olmadığı gezegenlere
Coşkuyla aydınlık akan nehrin suları önüne durma!
Çarptıkça sana sular
izler oluşur
sesler yükselir etrafa
ve senin durağanlığını
bozgunculuğunu
Kozmik bir bilgiydi
doğru veya yanlış;
sorumluluğu verenindir.
Ben okudum; zevkimi, dersimi aldım.
söyleyen her kimse, uzaktan bütünleştim.
Steven Segal’in çok sert filmlerinden birini seyrettim geçen akşam.
Gerçi sert olmayan bir tek filmini bile görmedim, ama!
lafın gelişi işte...
Nasıl da doğruluğun geri dönüşü olmayan sertliğinin senfonisinde
çatır-çatır kol, bacak kırarak ilerliyordu kitleler arasında;
Bir Tanrıça'ya boyun eğmek...
o istediği zaman çayı içmek
o istediği zaman alkole gömülmek
o istediği zaman hareketlenmek, durulmak...
var mı bundan ezicisi, parçalayıcısı? !
Çok mu önemli yani
bin türlü endişeniz,
iş ilişkileriniz,
entrikalarınız,
rolleriniz...
çoğu gider bu işi
en temiz, en sade, en sessiz yerde yapar.
bense bu kez
tersine
iş yeri WC'sinde yaptım.




-
Zafer Zengin
Tüm YorumlarBen şairim demeyi şiirleriyle gösteriyor..Okuyucunun önüne serdikleri 'evrensel gerçekleri [miz]..okudukça
unuttuğumuz isyanları yeniden hatırlıyoruz..Gerçeği
sofraya koyup yüzleşme gücün varsa al ne kadar lazımsa diyor. Sesi ilginç metalik bir ses gibi geliyor kulağa..Doğal desek sahte to ...