Ulan bu ne iştir? !
Bu kadar çok e-postayı
sadece dakikalara sığacak kısa aralarla
makineli tüfek edasıyla
boşıboşluğun iddiasıyla
ilet-ilet nereye kadar? !
Başının tam tepesinden saba vururken
onun şiddetini ve rengini öyle ayarla ki;
televizyonunla, konforlu banyonla, rahat yatağınla,
bilgisayarınla donatılmış evinden
aniden
vahşi doğanın çeşitliliğiyle bezenmiş
Daha ne kadar karıncalanması lazım
şu parmak uçlarımın,
şakaklarımın?
Ya da üst üste
pofur pofur
incelin
ve incelin...
Mümkün olan son noktaya kadar
küçücük olana kadar
Bilmezse insan kişi
içindeki sesi izlemeyi
onunla söyleşmeyi
ve daha da önemlisi
onu kullanarak
ondan da öteye gitmeyi...
Merak etme;
sana çok yakında
senin şimdi onlara gösterdiğin gerçek sevgi ve saygının
kat kat fazlasını onların göstermelerini
hem de ıkına-ıkına, istemeden
zar-zor dayanarak göstermelerini sağlayacağım!
Gayet entel, hatta bilgece bir kılıf ile
devamlı bilgiden, teknolojiden,
felsefeden, sanattan,
sosyolojiden bahseden bir insana
Yaratıcı'dan bahsettiğimde
sus-pus oluyorsa
İnanmam!
Sakın bana mazeret bildirmeyin!
'Eee-üüü' demeyin!
Hayatı kaçırmayan
sürekli eteklerinden yakalayan
Kimseye verebileceğim aşk kalmadığında
kimsenin yanağını okşamaktan haz almadığımda
öpücükler benim için anlamını sonsuza dek yitirdiğinde
o çok çekici kadın tenleri
o hamur renkli, pürüzsüz, cilalı kadın bacakları
Belki internette bilgi’ye hizmet
pazarlarda mal satışına benzememeli? ..
Daha çok nasıl satarım, kakalarım diye vatandaşa
ortalarda renklere boyamak gibi malları
Ve delice çığırtkanlık yapmak gibi,




-
Zafer Zengin
Tüm YorumlarBen şairim demeyi şiirleriyle gösteriyor..Okuyucunun önüne serdikleri 'evrensel gerçekleri [miz]..okudukça
unuttuğumuz isyanları yeniden hatırlıyoruz..Gerçeği
sofraya koyup yüzleşme gücün varsa al ne kadar lazımsa diyor. Sesi ilginç metalik bir ses gibi geliyor kulağa..Doğal desek sahte to ...