Hava aydınlık...
saat geldi...
işte yine beni çağırıyor.
belki de en başta bir kere çağırmıştı
sonra beni bana emanet etti.
ama öyle bir alışmışım ki
Herşeyimi saatinde yaparım.
Sabah ilk kalkış; saatinde...
22 dakikalık koşum; saatinde...
220 mekik, 40 oturup-kalkma,
15 alt karın, 23 bel; saatinde...
Duş saatinde...
Yahu baba bırakın bu ayakları
ordan-burdan çekmeleri;
dümdüz konuşun
dümdüz davranın! ..
Oynamayın Allah'ın günüyle, güneşiyle
Sabahın duası akşama edilir mi?
Ederim!
hem de aslanlar gibi!
sabahı akşama
Sanırım çözdüm...
kendimce bir sonuca vardım,
boyum beş santim daha uzadı!
neden aç bizde hep emekçiler, işçiler,
üretkenler, gerçek çalışanlar?
Aslında birçoğu sadece klavye tıkırdatıyor
sırtını kambur yapıp
yanına
üst üste dizdiği kahveleri alıp
leş gibi
kokuşmuş sigaralarını pompalayıp
'yaşamak gerek' demiş bir kardeş
'sözle olmuyor bu işler'...
raconunu kesmiş anlayacağınız.
eh...
Nasıl, yıllardır 'sohbetler şeklinde' etmekte olduğum dualarım bile
belirli aralıklarla revizyonlara uğruyorsa
gelişiyorsa, ekleniyorsa, çıkarılıyorsa;
dünyadaki ve varoluşun her sahnesindeki herşey de
eminim belirli aralıklarla revizyonlara uğruyorlar.
Tam “hardcore müziği bıraktım” diyorum
Mozart, Paganini, Rahmaninof filan
kendimi sakinliğe bağlamışken
yine bir hareketin oluyor bana
dayanamıyorum
Dumana boğulmuş odamda
takır takır adaletsizlerin
puştların kollarını kırarken
kafalarını ezerken
bütün lanetlerimle
dizelerimi kuşanmışım




-
Zafer Zengin
Tüm YorumlarBen şairim demeyi şiirleriyle gösteriyor..Okuyucunun önüne serdikleri 'evrensel gerçekleri [miz]..okudukça
unuttuğumuz isyanları yeniden hatırlıyoruz..Gerçeği
sofraya koyup yüzleşme gücün varsa al ne kadar lazımsa diyor. Sesi ilginç metalik bir ses gibi geliyor kulağa..Doğal desek sahte to ...