Hilkat garibeliğinin ötesinde...
Karanlıkla aydınlığın çılgınca sevişmelerinde
güneş tam batarken
karanlık yarasalar ortaya çıktığında
orada...
kesinlikle bir tören
Marques de Sade'ın Justin romanı
'Erdemin Felaketleri' olarak isimlendirilirken,
felaketlerin yanından geçmeden
erdemli de olunmaz mı demek istedi Sade
acaba? ..
Kalçaların ve dolgun bacakların şahıydı!
nette gördüm onu...
kaba bakışlı, siyah saçlı, esmer bomba...
Ten rengi naylonlarla bezenmişti.
biraz eski usul modaydı giydikleri.
Fatoş şüpheye düştü
bir şiirimle
aklındaki “erkekliği” çalkaladım!
tam da çürütmüştü.
“Gerçekten de erkeğin kalbine giden yol
Bağladı ya artık bir kere
kendini derin felsefeye;
artık bakışları deli,
dikkati son gaz
adrenaliniyse olur olmaz!
Ezildiğinde erkeğin arslanlığı
ve bir sürüngen olduğunda
kadının krallığı altında...
ve sürünürken onun ayaklarının altında
hiç şikayet etmeden,
zevkten kendinden geçercesine;
Yoksa
kadın’a verdiğim değer
günden güne artıyor mu?
Beni bile bir gün hiçe sayacak
bitirecek, tüketecek
Dünya tatlısı, genç irisi,
deliliği deli gibi, ama yerli yerinde,
gülmenin peşini hiç bırakmayan bir delikanlı,
hayat damarlarıma eş bir yakınlıkta bir insan...
Gerektiğinde etten kemikten bir insan gibi gerçekçi,
İteklemekle, tartaklamakla,
serzenişle, dürtüşlemekle
sözle olmaz!
Geçti artık...
Haftada birkaç kere
-akıl dağıtmak- değil
akıl toplamak
kendimi dinlemek
insanlarla
şıklıklarıyla




-
Zafer Zengin
Tüm YorumlarBen şairim demeyi şiirleriyle gösteriyor..Okuyucunun önüne serdikleri 'evrensel gerçekleri [miz]..okudukça
unuttuğumuz isyanları yeniden hatırlıyoruz..Gerçeği
sofraya koyup yüzleşme gücün varsa al ne kadar lazımsa diyor. Sesi ilginç metalik bir ses gibi geliyor kulağa..Doğal desek sahte to ...