Bir iki günyüzü görmemiş
aklanmamış
hep sümenaltı edilmiş küfrü döşeyince şiire;
nasıl da dellenir arlanmış gönüller...
us'a uygun büyümüş bünyeler
olgunluğu şart edinmiş, dingin ruhlar...
Hep arka planda bırakırlardı böylelerini...
biraz şişmanmış, eti-budu yerinde değilmiş.
yemiş-yemiş şişmiş.
yüzünde de iş yokmuş
belinde yağlar bolmuş
Yaratıcılık öldürülüyormuş ülkede.
Geliştirici fikirlerin, projelerin
dibi kurutuluyormuş.
Beyni çalıştıranlarsa
dışarıda alıyorlarmış soluğu.
Fonda
hafif hafif kulaklarımı okşayan
ruhumun derinliklerine kibarca sızan
o jazz...
Belki Miles Davis
Ne soğuktur bazı insanlar
ne sevimsiz
ne sevgisiz, yüzlerinden düşen bin parça...
ne çekilmez
ne lanet
Dalasım var şöyle sağlamından dalasım!
Bir imansıza
bir puşta
yalakanın tekine...
Havalar sıcak zaten
Bu sokakların, bu yolların davarları
magandaları, sığırları…
ne zordur onlarla koyun koyuna
vıcık vıcık
hiçbir düzeyi, hiçbir düzeni olmadan
Davarların bazıları
ne kadın, ne erkek ayırt etmeden
caddelerde kimseye yol vermezler.
Bazıları
kendini insan zanneder;
İhitiyaç duyana
'dayak' gayet iyidir!
Çözümleyicidir,
halledicidir,
sakinleştiricidir,
efendileştiricidir!
Sık sık insanlarla
alış veriş meselelerini
elle müdahale ile çözmekten yana arkadaşım
beni aradı geçende.
Onun da suçu yok!




-
Zafer Zengin
Tüm YorumlarBen şairim demeyi şiirleriyle gösteriyor..Okuyucunun önüne serdikleri 'evrensel gerçekleri [miz]..okudukça
unuttuğumuz isyanları yeniden hatırlıyoruz..Gerçeği
sofraya koyup yüzleşme gücün varsa al ne kadar lazımsa diyor. Sesi ilginç metalik bir ses gibi geliyor kulağa..Doğal desek sahte to ...