Hem ben seni beklemiyorum ki
Ben ruhumu yüreğimi
kasıp kavuran aklımın
Dinginleşmesini bekliyorum...
rüzgara yön veren ruhum
bedenimin gazele dönüşünün mutluluğuyla
gölgemin üzerinden aşmaktayım
zira bedenim
ruhu emilmiş solgun bir cesedi andırıyor
bırak ölümü
dökülen yıldızların
kırılan ayın
gizemliliğinde
bir yer aradım
doyumsuz sevdama
Biz birbirimize benzeriz
Onlar da birbirine benzer
Hepimiz birbirimize benzediğimizde inanmak isteriz
Umutlarımız
Kılıçtan keskin sözler saçarken
kan sızıyordu ağzından;
delice kor bakışlar göz çukurunu derinleştiriyordu;
koyuydu öfkesi;
gece ve kan gibi...
Öyle bir fırtına ki bu...
Sabahı doğuran gecede kayan bir yıldız
Güneşi bekleyen Ay
Kor ateşte kül olmayanım...
ol...
Uzanırsam yanmaktan korktuğum
Yeni gün vaat eden batan güneşim
Gün onların günüydü;
adaletten bahsederken ağızlarından kötü koku saçanların...
Gün onların günüydü;
boyun eğerlerken sürüngenlere dönüşenlerin...
Gün onların günüydü;
kendi zehirleriyle kıvranan sineklerin...
Bütün kitaplar hüzün çalıyor, hüzün kokuyordu
Ve sen sarıldığında
ben Milena'ya yazılmış mektupları koklayıp ağlamaklı oluyorum
Sanki bu sefer de olmayacak...
bu ayrı düşmenin şarkısı gibi
Uayandım... rüya işte...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!