Gölgesi insanın; soğuk ve karanlık olan yüzüdür...
ÜŞÜYORUM
LİMAN DEĞİL YÜREĞİM, UÇURUMUN EN YÜKSEĞİ
Yıkımdayım; sen mi yoksa zaman mı yalan? “Sabret” diyorsun; büyüt beklerken ve inan... Akmıyor, coşuyor gelmeyişlerine sevdam; Gel, hasretinle kavruluyor coğrafyam!
Arafındayım bu sevdanın; Ne sende, ne de kendimdeyim, Gel, son dizesi bitmeden ömrümün.
Henüz öğrenemedim senden gitmeyi, Özledim; bakarak sevmelerini, Bana hep senin o gözlerin değmeli; Ok gibi saplanan, dudakları kanla mühürleyen, Gel artık; aşkın narıyım avuçlarına dökülen.
“Gel” deyişlerim sende olmadığım anlamına gelmez, Sen diye kıvranan yüreğim aklımla dönmez. Kararır ruhum, büyüdükçe sustuklarım, Duyulmasın diye yaşamın dilini kesip attım! Ay mı tutuldu ne, bugünlerde çok dalgınım; Dilim lal oldu da seni sana söyleyemedim.
Lakin anlatsın, bitmeden ömrümün son dizesi; Yitik zamana yazılmış mektuplardaki seni... Susarak, hep susarak boyun eğişlerimi. Yoruldum sevgili, bıktım her gün ölmekten; Gel, gir koynuma mutluluğun kapıları açıkken, Henüz aklım yüreğime kesin hükmetmeden...
İÇİMDEKİ BEN
ah benim geceden kalma yalnızlığım...
ah benim güneşle batan benliğim...
ah benim kırık, kederli yüreğim...
ah benim ağır ruhum...
ÖLÜP YİTİŞİNİN ŞİİRİ BU SEVGİLİ
Hayal edip bakıyorum yollarına... Zaman akıyor, hayat geçiyor; Geçmeyeceksen yolumdan, Coşup çağlayan bu yürek bulamayacaksa bir yol, Olamayacaksan coğrafyam; Sen toprak, ben toprak olana kadar... ÇORAKLAŞACAKSAM! Ve MAVİLEŞMEDEN grileşecekse umudum...
Ah! Sızlarken saçlarımın dibi; Bir gülüşünle yenik düşmeyecekse bedenim, Alevlenmeyecekse tutkum, Kora dönmeyecekse ateşim, Yeniden heveslenip yeniden yanmayacaksam; Ölüp yit artık...
Kurban olacaksam sesinin geldiği yere, Kurban edemeyeceksem seni gülüşüme; Ve güleceksem arsız arsız kendi ölüşüme... Erişemeyecekse aşk bizde hiçliğe; Pişman olacaksa hançer; sana bana değil, Saplandığı o derin hüzne... Seni çalan müzikler; Birer mızrak olup delecekse bağrımı, Kor ateşler bırakacaksa yüreğime; Ölüp yit artık...
koşup gelmem sana değildi
sendeki beni bulmaktı,
ama bulamadım...
SENİN GİBİYİM
ben, senin gibiyim EY GECE,
kalabalık...
sen yıldızlarını ağdır bana,
ben bendeki ötekileri.
SEN YİNE DE GEL
Karanlık, ışığın yokluğu değil; sensizliğimin bir iç mekândır, sevgili...
Benliğime sığamadım kendi kuytumu çizdim, ışığına bakmak yerine karanlığı seçtim.
Parlamayı geçti ruhum yanmayı seçti
Ummadığım vakitte olsa da, sen yine de gel mutluluğunla
Toprak gibidir kadın, doğurganlığıyla;
gülünce güller açtıran, ağlayınca kök saldıran...
dikenlidir bakışları, bağrı taştan...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!