Kılıçtan keskin sözler saçarken
kan sızıyordu ağzından;
delice kor bakışlar göz çukurunu derinleştiriyordu;
koyuydu öfkesi;
gece ve kan gibi...
Öyle bir fırtına ki bu...
Ol
sabahı doğuran gecede
kayan bir yıldız...
güneşi bekleyen ay
kor ateşte kül olmayanım
RÜYA
Sensiz ne rüyalardayım sevgili;
Bulanık sulardı geçemediğim... Zaten hep ürkütücü bulurum dibini göremediğim suları; Üstelik yükseklerdeydi coşup kabarması.
Huzuru bulmak için döndüğümde, karanlığın içinden iki iri göz...
Sonra yanaklarım alevli mi alevli avuçlarda; “Ben” diyor, “aşık oldum, aşığım ben...” bunu söylerken hiçliğe ermişti... “günün birinde sen de aşık olursun inşallah,” deyip sarılıyordu.
İçimde büyütmekteyim öfkemi sevdamı seni...
korkuyorum sancılanmaktan doğduğun gün yalnızca sevmekten...
Keskin bir rüzgar gibi adın;
acılarımı tazeleyen...
sonsuz yalnızlığımda...
Ah şu suskunluğum...
sabrım...
uyumanıza sebep olan...
Öfkem;
bütün taşları yerinden oynatan...
Sözüm;
Biz ne zaman ki elmayı yedik
ben toprak sen ağaç oldun;
estikçe rüzgar cennet bahçemiz büyüdü...
Mutluluğa erişemeyenler hep yaşamı kötüler...
yaşam da bedeni...
sonra, aşağılar ruh bedeni ve terk eder...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!