Çünkü hiçbir hareketimin gayesinden tam bir saâdet beklemiyordum... Hayattan aldığımız her zevki ona muadil bir ıstırapla ödediğimizi bildiğim için, hiçbir şeyden yüzde yüz saâdet ümit etmiyor ve yüzde yüz felâketten korkmuyordum... Bunun ikisi de imkânsızdır... Çünkü ruhî varlığımız hazla kederin muvazenesine istinat eder, işte en büyük adâlet ve müsavat! İnsan, çektiği ıstırap nisbetinde zevk duyar: Ne kadar acıkırsa yemekten, ne kadar yorulursa dinlenmekten, ne kadar ararsa bulmaktan o derece zevk alır... İhtiyaç ve ıstırapla muvaffakiyet ve saâdet arasındaki bu riyazî tenasüp, bütün insanlar arasında tam ve ezelî bir müsavat temin etmiştir... Eğer bir adamın hayatında duyduğu haz ve keder yekûnları hesap edilecek olursa görülecektir ki hiç kimse kimseden daha fazla ne mesut ne de bedbahttır... Hepimiz kahkahalarımızı gözyaşlarımızla ödüyoruz ve bu hususta bir dilenci bir milyarderden farksızdır... Çok gülenin çok ağladığını söyleyen atalar sözü de bize heyecanlarımız arasındaki muvazeneden doğan bu büyük müsavatı bildiriyor... Bunun için muvakkat hazlar ve kederler istisna edilirse insanlar arasında devamlı bir saâdet ve felâketten bahsedilmesini bile fazla bulanlardanım... Kararlarım üzerinde mesut olmak ümidi ve bedbaht olmak korkusu tesirini kaybetmişti...
'Thieves' Highway' (1949)
Jules Dassin
The Beatles - Love You To...
- How did you know I was a Leo?
- How did I know you were a Leo? There were certain indications... I looked into your eyes, I saw it right away... Leo...
- You must be a... You must be a Sagittarian... Aren't you?
(Husbands)
Glassharmonica için Adagio (KV 617)
...
Çünkü hiçbir hareketimin gayesinden tam bir saâdet beklemiyordum... Hayattan aldığımız her zevki ona muadil bir ıstırapla ödediğimizi bildiğim için, hiçbir şeyden yüzde yüz saâdet ümit etmiyor ve yüzde yüz felâketten korkmuyordum... Bunun ikisi de imkânsızdır... Çünkü ruhî varlığımız hazla kederin muvazenesine istinat eder, işte en büyük adâlet ve müsavat! İnsan, çektiği ıstırap nisbetinde zevk duyar: Ne kadar acıkırsa yemekten, ne kadar yorulursa dinlenmekten, ne kadar ararsa bulmaktan o derece zevk alır... İhtiyaç ve ıstırapla muvaffakiyet ve saâdet arasındaki bu riyazî tenasüp, bütün insanlar arasında tam ve ezelî bir müsavat temin etmiştir... Eğer bir adamın hayatında duyduğu haz ve keder yekûnları hesap edilecek olursa görülecektir ki hiç kimse kimseden daha fazla ne mesut ne de bedbahttır... Hepimiz kahkahalarımızı gözyaşlarımızla ödüyoruz ve bu hususta bir dilenci bir milyarderden farksızdır... Çok gülenin çok ağladığını söyleyen atalar sözü de bize heyecanlarımız arasındaki muvazeneden doğan bu büyük müsavatı bildiriyor... Bunun için muvakkat hazlar ve kederler istisna edilirse insanlar arasında devamlı bir saâdet ve felâketten bahsedilmesini bile fazla bulanlardanım... Kararlarım üzerinde mesut olmak ümidi ve bedbaht olmak korkusu tesirini kaybetmişti...
...
'Alice in Wonderland' (1951)
Clyde Geronimi
Wilfred Jackson
Hamilton Luske
Tedi Papavrami - (Scarlatti - Violin Transcriptions)
Tedi Papavrami - (Sarasate, Paganini)
'All About Eve' (1950)
Joseph L. Mankiewicz
Franz Liszt
'12 Etudes d'exécution transcendante'
piano: Georges Cziffra
'Black Snake Moan' (2006)
Craig Brewer