Aşk filmlerinde olur ya, işte öyle sevmişim Tel örgülerde durmamış, bi' delikten geçmişim Her şey bana "Dur" demiş; Kulağım darbe almış, duymamışım. Sonuna kadar aşk ya, Sadece inanmışım.
Sana bunları hiç bilmediğin bi' yerden yazıyorum Ben senin hiç görmediğin bi' yerden düşüyorum Gözlerim kapalı, her yer karanlık Ben senin hiç bilmediğin bi' yere yürüyorum
Sana bunları hiç duymadığın bi' yerden söylüyorum Ben senin hiç olmadığın bi' yerde duruyorum Sen benim hiç bilmediğim bi' yerde uyuyor Ben senin hiç bilmediğin bi' yerde ölüyorum
Seni taze ılık baharlara emanet ettim Seni çıkmaz sokaklardan uzun yollara Karanlıktan, aydınlığa emanet ettim Derinlerden bulutlara, siyahlardan beyazlara emanet ettim Tüm yazgıları silip ellerimle, seni başka bir kadere emanet ettim Seni kendimden sakınıp, bir başka kalbe emanet ettim Seni bir felaketten esirgeyip, bir umuda emanet ettim
Yaprağı kalırsa üzümü var.
?feature=shared
Azalan bir bütün olmaktansa parçalanarak çoğalmanın ne anlama geldiğinden söz ettim.
?feature=shared
İnsan kısmı bir misafirhane,
Her sabah yeni birisi gelir.
Bir sevinç, bir bunalım, bir zalimlik,
Aniden farkına varmak bir şeyin,
Hepsi beklenmedik misafir.
Hepsini karşılayıp eyle!
Evini vahşetle süpürüp,
Bütün mobilyalarını boşaltan
Bir kederler kalabalığı bile gelse.
?feature=shared
Neyse asıl konuya dönelim, aşka;
Aşık olunca mı kalbine yönelir taşlar?
Çok sevince mi ızdırap başlar?
Kötü mü aşk, saçma mı? Başka?
?feature=shared
Sen beni hastalıklı sanıyorsun
Söylesene kaç hastalıklı tanıyorsun?
Sen beni şiirlerden tanıyorsun
Bu yüzden aşkı hastalık sanıyorsun
Öyleyse, öleyim öyleysen, öleyim
Öleyim öyleyse, öyleysen öleyim
Öyle sev, öleyim düşünmeden
Ölüm özgür kılar ancak bir köleyi
?feature=shared
Aşk filmlerinde olur ya, işte öyle sevmişim
Tel örgülerde durmamış,
bi' delikten geçmişim
Her şey bana "Dur" demiş;
Kulağım darbe almış, duymamışım.
Sonuna kadar aşk ya,
Sadece inanmışım.
?feature=shared
Sana bunları hiç bilmediğin bi' yerden yazıyorum
Ben senin hiç görmediğin bi' yerden düşüyorum
Gözlerim kapalı, her yer karanlık
Ben senin hiç bilmediğin bi' yere yürüyorum
Sana bunları hiç duymadığın bi' yerden söylüyorum
Ben senin hiç olmadığın bi' yerde duruyorum
Sen benim hiç bilmediğim bi' yerde uyuyor
Ben senin hiç bilmediğin bi' yerde ölüyorum
?feature=shared
Seni taze ılık baharlara emanet ettim
Seni çıkmaz sokaklardan uzun yollara
Karanlıktan, aydınlığa emanet ettim
Derinlerden bulutlara,
siyahlardan beyazlara emanet ettim
Tüm yazgıları silip ellerimle,
seni başka bir kadere emanet ettim
Seni kendimden sakınıp,
bir başka kalbe emanet ettim
Seni bir felaketten esirgeyip,
bir umuda emanet ettim
?feature=shared
Bi’ yaralı kuştum
?feature=shared
Hakkını teslim ettim
?feature=shared