Koltuk. / İng. Oh, excuse me, are you in the wrong seat? (Pardon, yanlış koltuğa mı oturdunuz acaba?) Can I recline my seat? (Koltuğumu yatırabilir miyim?) Can I switch seats with you? (Yerlerimizi değiştirebilir miyiz?)
Çekimser: Oy vermekten, eğilim göstermekten veya bir şey yapmaktan kaçınan, kararsız, taraf olmayan (kimse); Çekingen: Her şeyden çekinen, tutuk (kimse); çekinik, ürkek.
Konsantre: Yoğun, derişik. (Fr. concentré) Konsantrasyon: Dikkatin sürekli olarak bir nesne veya konunun belirli bir yönü üzerinde toplanması; yoğunlaşma: (Fr.: concentration)
Konsantre: Yoğun, derişik. (Fr. concentré) Konsantrasyon: Dikkatin sürekli olarak bir nesne veya konunun belirli bir yönü üzerinde toplanması; yoğunlaşma: (Fr.: concentration)
Domestic flight: İç hat uçuşları. / İng.
Connecting flight: Bağlantılı uçuş.
I have a connecting flight (Bağlantılı uçuşum var)
Koltuk. / İng.
Oh, excuse me, are you in the wrong seat? (Pardon, yanlış koltuğa mı oturdunuz acaba?)
Can I recline my seat? (Koltuğumu yatırabilir miyim?)
Can I switch seats with you? (Yerlerimizi değiştirebilir miyiz?)
Mutfak. / İt.
Çekimser: Oy vermekten, eğilim göstermekten veya bir şey yapmaktan kaçınan, kararsız, taraf olmayan (kimse);
Çekingen: Her şeyden çekinen, tutuk (kimse); çekinik, ürkek.
1. İlgisi, ilişiği olan” anlamlarında kullanılan bir söz; değgin, merbut, müteallik:
2. Ait
İlgili: İlgilenmiş olan, ilgisi bulunan; alakalı.
İlişkin: Ait, ilişiği olan.
Cefakâr: Eziyet eden, eziyet veren.
Cefakeş: Eziyet çeken
Vakıa: Olgu. (Ar.) / isim
Vâkıâ: Gerçi.(Ar.) / Zarf
Konsantre: Yoğun, derişik. (Fr. concentré)
Konsantrasyon: Dikkatin sürekli olarak bir nesne veya konunun belirli bir yönü üzerinde toplanması; yoğunlaşma:
(Fr.: concentration)
Konsantre: Yoğun, derişik. (Fr. concentré)
Konsantrasyon: Dikkatin sürekli olarak bir nesne veya konunun belirli bir yönü üzerinde toplanması; yoğunlaşma:
(Fr.: concentration)