Banditôre: / (İt.) 1. Eski zamanlarda trompet çalarak veya başka bir şekilde kamu kararlarını ilan eden, bazen de bugün yargı görevlilerine özgü olan başka görevleri yapan kişi. Güney Apeninler'in bazı kasabalarında. ve Sicilya'da hala kullanılmaktadır. 2. Müzayedelerde satışa sunulacak eserleri, bunların fiyatlarını ve teklifleri sunan kişi. 3. Teniste, voleybolda topu ilk servis atan oyuncu; Beyzbolda, sopayla topa vurmak zorunda olan kişi. (Spor) 4. Başkalarıyla hiçbir bağlantısı olmayan, herhangi bir grup veya partiye bağlı olmayan politikacı (Kamu kişiliği) 5. Futbolda, sabit markaj görevi olmayan defans oyuncusu. (Spor)
Bu gidişat gidişat değil.
"Düşüş gösteriyor, düşecek, düşmeye devam edecek."
"Düşüş gösteriyor, düşecek, düşmeye devam edecek."
Spaventato/a : Korkmuş. / İt.
(İng.: scared)
Sorpreso/a (İng.: Surprised) : Şaşkın, şaşırmış./ İt.
Hapşırmak. / İt.
İng.: sneeze
Çok tuzlu. / İt.
Salato o dolce? ( Sweet or savory?)
Tuzlu. / İt.
Salato o dolce? ( Sweet or savory?)
Troppo salato: Çok tuzlu.
Tıraş bıçağı, jilet. / İt.
(İng.: razor)
Rasoio di sicurezza: Tıraş bıçağı.
Rasoio elettrico: Elektrikli tıraş makinesi.
Rasoio a Mano: Ustura
Rasatura: Tıraş / Rasatura barba: Sakal tıraşı.
Banditôre: / (İt.)
1. Eski zamanlarda trompet çalarak veya başka bir şekilde kamu kararlarını ilan eden, bazen de bugün yargı görevlilerine özgü olan başka görevleri yapan kişi. Güney Apeninler'in bazı kasabalarında. ve Sicilya'da hala kullanılmaktadır.
2. Müzayedelerde satışa sunulacak eserleri, bunların fiyatlarını ve teklifleri sunan kişi.
3. Teniste, voleybolda topu ilk servis atan oyuncu; Beyzbolda, sopayla topa vurmak zorunda olan kişi. (Spor)
4. Başkalarıyla hiçbir bağlantısı olmayan, herhangi bir grup veya partiye bağlı olmayan politikacı (Kamu kişiliği)
5. Futbolda, sabit markaj görevi olmayan defans oyuncusu. (Spor)