Eğer bir yere faydan yoksa, zararın olmasın.
Climb: Tırmanmak./ İng.
Peşinde olmak, kovalamak, takip etmek./ İng.
Çömelme, çömeliş, sert çakılma, sert düşüş./ İng.
Skip: Sekmek, zıplamak, sıçramak, atlamak./ İng.
Doğa yürüyüşü./ İng.I'm going hiking in the mountains.
Hoarse: Kısık.Hoarseness: Ses kısıklığı.
Rowing: Kürek çekme./ İng.
Closely: Yakından , dikkatle, yakın./ İng.
Il bagnasciuga: Kıyı şeridi. / İt." il punto in cui mare incontra la spiaggia".İng.: Shore
Sahil. /İt.İng.: Beach
Climb: Tırmanmak./ İng.
Peşinde olmak, kovalamak, takip etmek./ İng.
Çömelme, çömeliş, sert çakılma, sert düşüş./ İng.
Skip: Sekmek, zıplamak, sıçramak, atlamak./ İng.
Doğa yürüyüşü./ İng.
I'm going hiking in the mountains.
Hoarse: Kısık.
Hoarseness: Ses kısıklığı.
Rowing: Kürek çekme./ İng.
Closely: Yakından , dikkatle, yakın./ İng.
Il bagnasciuga: Kıyı şeridi. / İt.
" il punto in cui mare incontra la spiaggia".
İng.: Shore
Sahil. /İt.
İng.: Beach