Kültür Sanat Edebiyat Şiir

mahpus sizce ne demek, mahpus size neyi çağrıştırıyor?

mahpus terimi Selin Sonsuz tarafından 26.03.2005 tarihinde eklendi

  • Çöl Şulesi
    Çöl Şulesi 16.12.2007 - 00:38

    Mahpus

    Dilimin altında bir taş olsa da dese sus
    Nefsim konuştukça konuşur, ben dilime mahpus....

  • Tahsin Çayıroğlu
    Tahsin Çayıroğlu 23.07.2007 - 21:13

    mahpus, halk dilinde hapihane demektir ve ayrıca kelime değişik bir hoşluk havası da katarak hasretlik, uzak kalma gibi manasını da içermektedir. Daha çok acı çekme, hüzün gibi öğeleri de yansıtmakta.

  • Selma Doğan
    Selma Doğan 03.08.2006 - 03:32

    ben yine gözlerinin mahpusundayım...... :))))

    bu da benim yeni uyarlamam olarak tarihe geçsin istedim....... :))

    isteyen kabul eder...........isteyen etmez...... dedim gitti.....:())

  • Melek Kara
    Melek Kara 28.07.2006 - 14:54

    mapushanenin türküleri,
    hüzünlüdür biraz.......

  • Melek Kara
    Melek Kara 28.07.2006 - 14:32

    oy mapusluk,mapusluk,
    sen içerde ben dışarda,
    oy mapusluk...........

  • Yusuf Kiyancicek
    Yusuf Kiyancicek 10.12.2005 - 19:56

    Tut elimi tuttururlar, o kadarına izin verirler
    bir isyanın kelepçelenmiş aşkıdır sevdamız
    sen içerde ben dışarda
    Oyy maphusluk maphusluk
    Arkadaş Z. Özger

  • Selin Sonsuz
    Selin Sonsuz 29.03.2005 - 01:26

    semantik için müracaat dö la Behremend Usta...

  • Selin Sonsuz
    Selin Sonsuz 29.03.2005 - 00:57

    HaPiS....

  • Selin Sonsuz
    Selin Sonsuz 29.03.2005 - 00:56

    düştüm mapus damlarına
    öğüt veren çok olur
    toplasam o öğütleri
    bundan köye yol olur...

  • Naile Duman
    Naile Duman 28.03.2005 - 12:05

    **AKŞAM ERKEN İNER MAPHUSHANEYE

    Akşam erken iner mahpushaneye.
    Ejderha olsan kar etmez.
    Ne kavgada ustalığın,
    Ne de çatal yürek civan oluşun.
    Kar etmez, inceden içine dolan,
    Alıp götüren hasrete.

    Akşam erken iner mahpushaneye.
    İner, yedi kol demiri,
    Yedi kapıya.
    Birden, ağlamaklı olur bahçe.
    Karşıda, duvar dibinde,
    Üç dal gece sefası,
    Üç kök hercai menekşe...

    Aynı korkunç sevdadadır
    Gökte bulut, dalda kaysı.
    Başlar koymağa hapislik.
    Karanlık can sıkıntısı...
    'Kürdün Gelini'ni söyler maltada biri,
    Bense volta'dayım ranza dibinde
    Ve hep olmayacak şeyler kurarım,
    Gülünç, acemi, çocuksu...

    Vurulsam kaybolsam derim,
    Çırılçıplak, bir kavgada,
    Erkekçe olsun isterim,
    Dostluk da, düşmanlık da.
    Hiçbiri olmaz halbuki,
    Geçer süngüler namluya.
    Başlar gece devriyesi jandarmaların...

    Hırsla çakarım kibriti,
    İlk nefeste yarılanır cıgaram,
    Bir duman alırım, dolu,
    Bir duman, kendimi öldüresiye.
    Biliyorum, 'sen de mi? ' diyeceksin,
    Ama akşam erken iniyor mahpushaneye.
    Ve dışarda delikanlı bir bahar,
    Seviyorum seni,
    Çıldırasıya...

    **ARİF Ahmet, 'Hasretinden Prangalar Eskittim', 35.Basım, Cem Yayınevi, Şubat 1995, S:26.