kimsesizliğimin
sığınma kampında
geleceğini bulmaya çalışan
sığınmacı gönlümün
göçmen kuşu
götür sevgilerimi
her ögesi ayrı bir tat verir
tuzsuz da olmaz
yağsız da
malzemesiz de
tek başına hiçbir şeydirler
mesele çorba yapabilmektir
bu sevda
bu melodi
bu özgürlük
bu kök salmışlıklar
ve ahenk varken
tutuyorum bulutları
kesip ağacımı
yeşilimi ve
siyahımı soldurma
çalma geleceğimi
asırlık zeytinime
fidanıma
içten
duygulu
haklı
sahiplenen
halkın sesine kulak verin
yaka paça sürükleyerek
baba olmak
göğsün sol yanına yaslanmış
kocaman yürek ister
ve duyguya belenmiş
kocaman iki ciğer
kış ortasında
sıyrıldığında kollardan kelepçeler
kenetlenir dostça eller
ve koparıldığında
yüreklerden zincirler
paramparça edildiğinde
gönüller serbest kaldığında
olmaz olsun
evler
arabalar
yazlıklar
bilumum maddi varlıklar
yüreğini bana bırak
bir dinozor sevda benimki
milyonlarca yıla dayanan
bilmem kaç ton ağırlığında
nesli tükenmekte olan
Eylül 2014
asırlardır dilden dile
gönülden gönüle aktarılan
halkın tekerlemeleri
söylemleriyle oluşan
Anadolu’nun ıtır kokan
kekiğe bezenen




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!