ablan
hayata tutundurdu seni
sonsuzluğun karanlığından
su, aş, can verdi
gezdirip giydirdi
tuttu seni bize getirdi sonra
iki ana kuzusu
biri Salih Kaan diğeri Ali İsmail
biri ticaret erbabı
evinde para sayma makinesi
diğeri üniversite öğrencisi elinde kitap
biri trilyona birkaç kuruş diyor
sevgi nadasa bırakılmaz
zamana da
turşu mu ki olgunlaşması beklensin
varsa yaşanır
kırıntısı dahi ertelenmez
yoksa zaten sözü edilmez
çay deyip geçme
alın teri
emek vardır her zerresinde
sanattır
çay otuyla
önümde çay bardağı
ve içinde kaşığı
bense
Kız Kulesini içerim
Sultanahmet’i
dalgaları
eski kot giyip de
etrafa hava atsın diye
merdiven altında
hava alamaz kot taşlamada
üç beş kuruşa
ya da kötü koşullarda
bakma öyle suskunluğuma
az konuşuyorsam
söyleyeceklerimin çok olmasından
sorgulama nedenini
susmak
söyleneceklerin sessiz ifadesidir
su yolu oldu
habire tekrarlayıp duran
her seferinde
yüreğimi incitip
ciğerimiden parça alan acılar
acıyı yaşamadan
mutluluk
kötüyü yaşamadan
iyilik
yağmuru yaşamadan
gökkuşağı olmaz ne yazık ki
aman ha
sana zarar gelmesin
etliye sütlüye karışma
böyle gelmiş böyle gider
sen mi kurtaracaksın memleketi
telkinleriyle büyüdük




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!