yine tarih tekerrür eder
gözü doymak bilmeyen
azgın ve azınlığın dar boğazı
halka fatura edilir
umuda beş kala
kemerler sıkılıp
dünyanın anasını sattığım
ömrüme ömür kattığım
şarıltısına sarılıp yattığım
karanlığında yıldızlara baktığım
saçlarına rengarenk çiçekler taktığım
akarsularımız vardı
dostluk dediğin güçlü olmalı
öyle sarsıntılardan
darbelerden
gel gitlerden yıkılmamalı
kaf dağını da aşabilmeli
pamuk helva da olabilmeli
dost sofrasında aranan
sadelik ve içtenliktir
üretilen yılların alışkanlıkları
bitirilen tükenmişlik
özlemle yad edilen
yaşanmışlıklardır
zemheri soğuğunun
yakıcı sıcaklığıydı birlikteliğimiz
hastalıkta ve sağlıkta diyerek
yaşanmışlıkta
hayat okuluna başlayarak
birlikte solumada
boğazda
martıların müzikal dansını izlerken
denizi yaran
nazlı gelin gibi
Kadıköy vapuru geçer
sallana sallana
bizimkisi
kişiye özel
sınır tanımayan sevgilerdir
bir de geneli var ki
dünyaya bedel
paketteki son sigara
tabaktaki son zeytin
son otobüs bileti
cebindeki son harçlık
ve vapurun son seferine yetişmek değerinde
seni sevmek
öyle şatafatlı sofralarımız
boğaza nazır yalılarda
kuş sütü
havyarımız yok
sunacağımız bir gönlümüz
gönlümüzden geçenler
kimisi zamandan
kimisi sağlığından
kimisi vatandaşından
kimisi ömürden
kimisi mal ve mülkten
dünyalığını çalar




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!