gerek yok
şaşaaya
iltifata
şak şaka
şatafata
masa başında ateşli konuşmaya
mezarının yeri
taşı dahi belirsiz
sayısız meçhulün
koyun koyuna yattığı Çanakkale’de
Maraş’ta,Çorum’da,
mezhep kindarlığında
yüreğimin kanadığı
burnumdan soluduğum
karlı bir kış gününde
dondurucu soğukta
çekip gitmiştin
arta kalan
yalan üzerinde
talan düzeninde
madenler, zenginlik
madenciler yoksulluğun adıdır
yoksulların ürettiği maden
çocuklar burada
öğrenciler burada
işçiler
eğitimciler
mühendisler
doktorlar
laf aramızda
gavur mu gavursun
dini imanı bile sorgulamayan
haşhaşi başkenti
kimlikle uğraşmayan
asla teslim alınamayan
not düşmek adına
itiraf etmeliyim ki
dikiş tutmaz
paradoksal çözümlemelerin
kalıcı olmayan
ironik birliktelikleri
öfkeliysem
kontrol edemiyor
ve tepki veriyorsam
vazgeçmiyorsam
doğrularımdan
haykırıyorsam isyanımı
Soma ve Gezi şehitlerine
bıyıkları yeni terlemeye
çelişkileri artmaya
yaşadıkları batmaya
kurulu düzene çatmaya başlamıştı
inan bana
seni anlatmaya
tanımlamaya yetemiyorum
ben ne desem sana
provokatör desem
tek başına yetmez




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!