kıl kadar ince
uçurum kadar derindir
farklılıklarımız
sirke gibi keskin
Eylül 2014
hepimizin geçmişinde yaşadığı
bir aşkı vardır
bazen utanılır anlatılmaya
veya övünç kaynağı
belki korumak adına
ya da inadına
çıkar dilini çocuk
alay et
dağıt
taranmamış saçlarını
yalınayak
bir köşede
çocukluğum tuttu bugün
bağırarak
ne istediğimi
nereye olduğunu bilmeden
koşmak istiyorum
çocukluk
ne emeklemekte
yürümekte
ne kelime dağarcığında
oyuncakta
ne yaşta
ne gözü
kaşı
ne de boyu
posu
sevdanın ağırlığını taşıyan
yüreğin güzelliğidir
diken batsa eline
ağrı gelse dizine
ayın şavkı vursa yüzüne
nazar değse gözüne
güvenirim sözüne
ne kışına bakarım
vurulmuşta
kanlar içinde yatanın sızısını
ağrı çekenin sancısını
ve ayrılık acısını
hissetmeyecekse bu yürek
taşımaya ne gerek
karanlık olmadan aydınlığın
yağmur yağmadan gökkuşağının
kar yağmadan
beyaz örtünün
külfet olmadan nimetin
olmaması gibidir
her haliyle
görgüsüzlük akıyordu paçalarından
bilgisizliğinden
hazmedememesinden
hükmetmesinden
bakış açısından




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!