İnsanlar, öldükten sonra cenazelerine katılan insan sayısının çokluğu,
arkandan çalınan alkışları duymak isteyecek kadar bile olsa beklenti içinde iseler! ..
Neden ruhlarındaki gerçek ebedi hayatı kazanma adına bir gayret göstermezler?
Nev-in sürekliliği ferde süreklilik kazandırmayacağı gibi,
nev-in de sonun geleceğini düşünce yeteneğini kaybetmeyenlere bir ihtardır.
Hepimizin bir birimizden öğreneceği,
istifade edeceği ve bildiğini paylaşacağı o kadar çok şey var ki.
Hiç birimiz tek başımıza bir şey değiliz.
Birbirimizle değer kazanır, birbirimizle değerli bildiğimiz şeyleri paylaşırız.
Hayatı şekillendirip anlam kazandıran,
kişiyi toplum hayatında zararsız ve problemsiz hale getiren,
üç temel unsur, aş, iş, eş.
Aşta hayatiyet, İşte maişet ve meşguliyet.
Eşte huzur, saadet, sorumluluk ve mesuliyet vardır.
Geçmiş asırlarda (Orta çağ.) ulaşım ve iletişim araçlarının günümüz hız ve imkânlarına sahip olunmadığı;
Hayat standartlarının ve gelir düzeyinin çok aşağılarda olmasına rağmen insanların mutlu, kanaatkâr ve itaatkâr olmasını, o günün sivil toplum örgütü olan tarikatların, fertleri dört alanda iyi motive ettiğine dayandığını düşünüyorum.
1- Allah (C.C) ile kul ilişkisinin,
İman ve ibadetle (takva çizgisinde) düzenlenmesi.
Düşünce ve davranışlarımızda, hakkın göstergesi, adaletin temsilcisi, ahlakın koruyucusu olan vicdanımızın sesine kulak verelim
MÜRŞİD VE MÜFETTİŞ
Akıl mürşittir.
Vicdan müfettiş.
İnsanoğlu,
zerre, molekül, hücre, atom diyerek,
maddenin başlangıç ve son sınırına vardım diye sevinirken! ..
Atomik yapı ve genetik kodlar karşısında,
çok farklı bir âlem ile yüz yüze gelmenin şokunu yaşamaktadır.
Fiziki haz ve lezzetler, zamanla tatmin yetenek ve yeterliliğini kaybedince, insanı meşru ve ahlaki daire ve değerlerin dışına iter.
Gayri meşru dairedeki bir lezzetin, çoğunlukla binler elemi ve ızdırabı vardır.
Herhangi bir davranış ve lezzet, sonucu itibariyle pişmanlık his ettiriyor ise!
Keskin sirke küpüne zarar.
Sivri dil, kalp kırmaktan başka ne işe yarar.
Yıkmak kolay, yiğitsen yap bir eser.
Kin ve nefret kusana, dostta düşmanda küser.
İnsanlık kayboldu beton yığınları arasında.
Ahlak can çekişiyor korku saçan klavye tuşlarında.
Her şey sanal denen yalandan ibaret,
Beşerin umut vaat etmeyen istikbalini hayal et ve seyret.
Neden insanlar sıkıldıklarında yer değiştirmek isterler?
Gidecekleri yerin kaçıp kurtulmak istedikleri yerden daha iyi olacağınımı düşünüyorlar?
Dünyalarını zindan eden ruhsal bunalımları,
kalbi sıkıntıları beraberlerinde gidecekleri her yere götürdükten sonra! .




-
Cahit Telkök
-
Metin Solak
-
Metin Solak
Tüm YorumlarHislerime tercüman olan bir uslup tebrikler
Efendim bu güzel hafta için çok güzel dizeler tebrikler elinize yüreğinize sağlık
Evet Necdet bey Çok doğru Tebrikler