Yine bir yaprak düştü, ömür denen takvimden,
Gelin tövbe edelim, dar mezara girmeden.
Yarın diye özlerken, işte artık dün oldu.
Dünler ile bu günler, yarınlara yol oldu.
Umut ile beklenen, her yarın dün oluyor.
Mimsiz temel üstüne, kurulmuş medeniyet,
İnsanlığa kast etmiş, taht kurmuş edeniyet.
Gözlerini kapatmış, ne dünü ne yarını var,
Evladını yen vampir, dünyayı sanıyor yar.
Azgın itin sonu uyuz demişler,
Ey israil, hazırmısın sonuna?
Katlettiğin canlar arşa gitmişler
Caniliğin kar kalır mı yanına?
Ey işgalci çete, kahrolasın sen,
Açıp ta gözümü, bakamaz oldum.
O güzel yüzünü, göremez oldum.
Verdiğim sözümü, tutamaz oldum.
Ey dost bilemedim, nedir bu halim.
Ben beni nedense, tanımaz oldum,
Mum sönüp karanlığa gömüldükten sonra,
karanlığa karşı vermiş olduğu kahredici mücadelenin ne önemi var?
Aydınlığını, sonsuza kadar devam ettirecek bir filme kaydetmediyse!
İnsan hayatı mumdan farklımı sanki?
Ne güzeldir Allah’ım, Kendini bulabilmek,
Bu hilkat ağacına, bir meyve olabilmek.
Men arefe nefsehu, dersini okuyarak,
Fekad erefe rebbehu, ufkuna erebilmek.
İnsan yaratıldığı günden beri, üzerinde yaşadığı dünyayı hatta imkânların el verdiği ölçüde dünyanın içinde bulunduğu uzayı tanımaya ve tanımlamaya çalışıyor.
Amma maalesef bütün bunlara rağmen;
eşyayı isimlendiren, maddeyi şekillendiren, varlığı değerlendiren kendisini önem ve büyüklüğü nispetinde tanımayı ve tanımlamayı düşündüğü söylenebilirmi?
Hayret;
Evet,
Ben her manası ile
haktan ve hakikatten yanayım.
Akıl, marifete ehil olup,
hakka hizmet ettiği sürece,
Elhemdulillahi ala kullihal. Sivel kufri veddalal.
Her nefeste Allah'a iki sefer can borçlu olduğumuzu idrak edebilseydik!
Belki başımızı secdeden kaldırmayacaktık.
Bize cenneti tarif eden büyüklerimiz, dünyanın BİN SENE MESUDANE HAYATI bir saatine mukabil gelmeyen elem ve ölümün olmadığı, hasret ve hasedin bulunmadığı, zaman ve mekânı sınır tanımayan, akıl, kalp ve ruhun yeteneklerinin tam kapasite aktif olabileceği vadedilen sonsuzluk standardımıza kavuştuğumuz sınırsız bir yaşam müjdesini veriyorlar.
Böyle bir cenneti, içinde yaşamakta olduğun ve çok sevdiğini zannettiğin, bir üzüm yedirse bin tokat vuran dünya ile mukayese edebilirsen et.
Hal böyle iken!
İnsanlardan inançlı olanlar, ölüm sonucu kavuşacaklarına inandıkları bu sonsuz saadet yurduna gitmeye bir türlü razı olmayışları aşağıda izah edilecek olan sebepler ile anlaşılabilir olsa da!




-
Cahit Telkök
-
Metin Solak
-
Metin Solak
Tüm YorumlarHislerime tercüman olan bir uslup tebrikler
Efendim bu güzel hafta için çok güzel dizeler tebrikler elinize yüreğinize sağlık
Evet Necdet bey Çok doğru Tebrikler