Bilindiği kadarıyla dünyada aklın hakkını vererek yaşayan tek canlı türü insandır.
İnsanlar içinde de ruhundaki ölümsüzlük, his ve duygularındaki sonsuzluk arzusunu dikkate alarak yaşamaya çalışan ise inançlı insandır.
Görüldüğü kadarıyla İnsanların büyük çoğunluğunun gelirken bir şey getirmediği gibi, ölüp giderken de dünyaya ait hiç bir şey götürememesine rağmen, en değerli ve tek sermayesi olan ömrünü sadece dünyalıklar kazanmaya harcaması aklın verilerini mantığın sebep sonuç ilişkisi kurmadan kullandığını göstermektedir.
Oysa mantık her işi sonunu düşünerek, soncunu tahmin ederek yapmayı aklın gereği kabul etmesine rağmen;
Ben inançsız olduğunu söyleyen insanların,
hayatı tüm zorluklarına rağmen, sonunda YOK olacaklarına inanarak,
neden, nasıl, hangi amaç ile yaşadıklarını!
inançlı insanların,
inançlarını yaşamaktaki isteksizlik
Ahlak ve adalet yolunda insanlığa öncülük etmeyen,
alim değil, zalim, bilgin değil ancak bozguncu olur.
Toplumların bozulması!
Hayatın anlamını kaybedip yaşanamaz hale gelmesi!
Adaletin sarsılıp, zulmün hakka galebe çalması ile sosyal yaşamın dengelerinin bozulması!
Akılların kör olup,
kalplerin kasavet,
vicdanların pas tutması.
Önce imanı, sonra ahlakı, sonra adaleti yok edince,
adına insan denen insana benzer izansız, imansız, merhametsiz, ahlaksız, zalim, neidüğü belirsiz bir abuce-i hilkat ortaya çıktı.
Hafif şeyler kolay yer değiştirir.
Güçlü rüzgârların önünde savrulmaktan kurtulamazlar.
Başkalarının elinde oyuncak,
ayakları altında çiğnenmek istemeyenler!
Evet,
her şeyin kıymeti,
muhatabın liyakati ile paralel olmakla beraber,
gerçek değeri, ona duyulan ihtiyacın şiddeti nispetindedir.
İhtiyaç duyulmayan nimet,
Herhangi bir şeyi, olmadığı,
veya kaybolmadığına inandığınız yerde aramak,
kendini aldatmak, zaman kaybı ve boşuna oyalanmaktan başka bir işe yaramaz.
İnandığın kadar var,
inandığın kadar güçlü,
Rabbim hakkı işitmeye, işittiğini anlamaya ve kabul etmeye muvaffak kılsın.
Hakkı söylemeye hakikati duyurmaya vazifeli olanlara da, gayret, feraset, marifet ve muhabbet ihsan etsin ki!
İşittiklerine inat ve adavet ile isyan etmeyip,
"SEMİ NA VE ETE-NA YAREBBENA"
Allah yaşadığı hayatın önemini idrak edenlerden eylesin.
Yoksa hayat beyhude geçip gidiyor.
Anlamsız ve amaçsız.
Bugün bir vesile ile hastanedeydim.
Yaşamın dünü ve yarını olmayan bir ramaktan ibaret olduğunu, benim ise hayattan beklentilerimin sonsuz ve sınırsız olduğunu bu tezadın bir çaresinin olduğunu, Ve olması gerektiğini düşünüyorum.
Ya Siz! ..
Olmayan bir şeyin ihtiyaç olarak his edilemeyeceğine inanıyorum. Ya Siz! ..




-
Cahit Telkök
-
Metin Solak
-
Metin Solak
Tüm YorumlarHislerime tercüman olan bir uslup tebrikler
Efendim bu güzel hafta için çok güzel dizeler tebrikler elinize yüreğinize sağlık
Evet Necdet bey Çok doğru Tebrikler