Değerli Dost!
Dünya malına, servetine,
şöhretine, şehvetine, lezzetine,
meşru ve makul, ihtiyaç nisbetinde talip ol ve al.
Meşru sınırlar içinde kalarak kazanmaya çalış.
Değerli dostlar.
Benim sorun haline getirdiğim bir sorum var.
Ben;
Hayati önemine inandığı bir vazifesini sadece tembellik sebebi ile terk veya tehir den kişiyi anlamakta zorlanıyorum! ..
Son pişmanlık fayda vermez,
Hele bunu bilse herkes.
İki dünyada da gülmez.
Pişmanlığı sona kalan,
Sevap burada, günah burada,
Oğlum kızım diyerek, yılların geçip gitti,
Onları büyütürken, ömür sermayen bitti.
Sadece büyüsünler, diye çektiysen çile,
Bir hayalin uğruna, geçti ömrün nafile.
Işık, karanlık geceden yarına yol açan menfez.
Işık, umuda muhtaç gönüllerde bir sermayedir tükenmez.
Her gün akşamla ölürken, ebede müştak insan zanneder ki hiç ölmez.
Yarın, anın kılıcı altında can vermeye mahkum kurban.
Yarın, her akşam karanlığa gömülerek ölüp dün olan.
Bahar mevsimlerinde çaylar taşar etraflarına rahatsızlık verirler.
Havalar ısınıp yağmurlar kesilince yataklarına çekilip usul usul yollarına devam ederler.
Hayat ta mevsimlerden oluşan bir yıla benzer.
Gençlik bahara, olgunluk yaza, elliden yukarısı güz ve kışa benzer.
Elhemdulillahi ala kullihal. Sivel kufri veddalal.
Her nefeste Allah'a iki sefer can borçlu olduğumuzu idrak edebilseydik!
Belki başımızı secdeden kaldırmayacaktık.
En hayati ihtiyacımız olan HAVANIN temininde bedel, kullanımında zahmet vermeyen, bir nefeste hayatımızı iki sefer borçlu olduğumuz,
içimizde sevgiyi, dışımızda aşık olduğumuz sevgilileri yaratan,
SEVGİLİLER SEVGİLİSİ Rahman ve Rahim olan Allah’ı,
uluhiyetine uygun olmasa da nasıl sevmemezlik edebiliriz?
İlgi alanlarınız genişledikçe,
kendiniz ve yakın çevrenizle olan ilginizin azalacağını;
Sebebi olmadığınız ve çözümüne katkı sağlama imkanınız olmayan harici sorunlardan gereğinden fazla sorumluluk duydukça, kendi sorunlarınızdan uzaklaşarak onları çözümsüzlüğe mahkum edeceğinizi unutmayınız.
Samimiyet gösterip sevgi ile bağlandığınız insanların
İnsan yaratıldığı günden beri, üzerinde yaşadığı dünyayı hatta imkânların el verdiği ölçüde dünyanın içinde bulunduğu uzayı tanımaya ve tanımlamaya çalışıyor.
Amma maalesef bütün bunlara rağmen;
eşyayı isimlendiren, maddeyi şekillendiren, varlığı değerlendiren kendisini önem ve büyüklüğü nispetinde tanımayı ve tanımlamayı düşündüğü söylenebilirmi?
Hayret;




-
Cahit Telkök
-
Metin Solak
-
Metin Solak
Tüm YorumlarHislerime tercüman olan bir uslup tebrikler
Efendim bu güzel hafta için çok güzel dizeler tebrikler elinize yüreğinize sağlık
Evet Necdet bey Çok doğru Tebrikler