Geçmişin taş ocağından
aşırılmış birkaç kırıntı
Banklar, mayısa sinmiş gül suyu lekesi
Öykü taslakları, eğreti insanlar, klorlu tırabzanlar
Saati kaça kurduysam
Dünün kara dumanlarından sıyrılıp gelen
Çukur üşüyor
Ötelerde damlalar engelli
Son zamanların uysallığıyla
Dudak ısırmak çözüm değil
Kuruyoruz işte
Sürgit koparak an, gövdesinden
sana yalnızım
yumuşacık bir felaket var başucumda
kendime öteki bu zaman
kendime öteki bu evren
sen daha şairdin o zamanlar
ömrümde ilk kez bir şiir okuyordum
bir şey söylemeye yeltendim
titredi dudaklarım
şapkan güzelmiş, diyebildim.
bir el uğruna aşka kalkıştığım gün yemine çağırmıştın beni.
ayaz vurgunları içinde ilerlerken gece biz o ayrı odalardan kalplerimizi işliyorduk gergefimize.
şafağın ne zaman patlayacağını hiç düşünmeksizin düşmüştük yollara.
ne ki,bir türlü tutup da seyredemedik gurubu.
ölümsüzlüğü bağışlayamadık birbirimize.
dün anlaşamadık
avuçlarında bahar tazeliği gibi
papatya kokusu
bir tanıdık gülümseme asılıyor bakışlarıma
karşı’dan bir sandalı kaptığı gibi seni getirip
ben ki ki kumruların şairiyim
iki mavi arasından nasıl baktıklarını
anlarım sabahlara
şiirlerde kaybolmak nedir ki
etrafını duvarlarla öremezsiniz
ansızın gelişleri bundandır eylüllerin.
*
insan, nasıl yaşayacağına dönük yol yordam aradıkça
çoğaltır anısız günbatımlarını




-
Serap Saylam Şen
-
Fahri Çinçik
-
Xalide Efendiyeva
Tüm YorumlarMuhteşem şiirin usta kalemini yürekten kutluyorum saygılarımla
Dayanılmazlıkların yüklerini taşır..bir tebessüm karşılığına..
imgeler kondurur içinden
kayıtlara geçmemiş şiirlerin..o aranan. arzulanan tebessüm
dev dalgaların arasında gün ışığı...yaladıkca sevdalı yürek atışını..başlar yaşamsal adımların en soylusu..
değerli dostum sayın ...
Kül oldu zaman
Kül oldu deniz.
Çözemedim beyaza iz bırakan dolambaçların zincirlerini
Hayatın labirenti