21.11.2009
Altın işlemeli kaftan vardı sırtımda,
Simli çiçeklerle bezeli.
“Öyle sanatlı şiirler söylemiştir ve
Kusursuz şiirler yazmıştır diye anlatıyor,
Bütün ışıklar kayıp, ay kararmış,
Gözler anlatmıyor artık eskileri,
Işıklar kalmamış evrende,
Göremiyor kimse sevgilileri.
Kokular kayıp, ad veren duyular bunak,
Ufkun son lahzalarında ruhum,
Dağların ulaşılmayacak hududunda,
Artık kayboluncaya kadar derin,
Sonsuzu özleyerek vurgun dalgın,
Cismine verilen emanet rüyettir,
Uzaklara meftun ruhunla yarışır,
Allah yarattı insan isimlendiriyor varlıkları,
Güllerin, menekşenin, karanfilin kokuları,
Hanımelinin, akasyanın, kuşkonmazın
Kesilen ağacın kuru dallarında var olan,
Kaderin, aşkların, mutlulukların ruhları.
Arap şairin isyanı bozdu alışkanlıkları,
Kaf dağında kalmış Efsunkâr Hazine,
Emsalsiz yakutların kıymeti olmasın,
Nasıl tartar rakam aşkı dengeyle,
Değer biçen fiyatlara, düşmanım.
Özlemle yâd etmektir ancak layığın.
Atacağın bir hayat olmak zulme,
Kaynadığı yerde dursaydı nehirler,
Yaralanmasaydı bedenleri taştan taşa,
Ölü gözlerle baksalardı durağan,
Bir işaret olsalardı sabit noktalara
Düşmeselerdi şelalelerden,
Akmasaydı bardaklara,
Gece ay doğuşudur, özlemimiz,
İçtiğimiz su gibi pak ve temiz.
Koşarken bize doğru, hayat.
Aydınlık, güneşle gelir gündüzlere,
Güç verir gözümüze,
Ve gayret bitkilere.
Herkesle konuşmaz şehirler,
Onların sesleri derinden gelir.
Sırlarına ketum kalır hepsi de,
Saklayıp ayıpları atarlar içlerine.
Hayat dinmeksizin hücrelerinde,
ŞehitlerimiA
Ardında doğmamış bebekler,
Sevgililer bağrı onur dolu,
Şehitler sonsuz hayata doğdu.
Ayla güneş doğuyor insanlığa.
Şehitler Sokağı
Sana bir posta bıraktım ey dünya,
Bütün dertleri dosta bıraktım,
Gidiyorum artık dönmem geri,
Kilitledim tezgâhı, durdurdum saatleri,
Adını hiç duymadığım meyveler,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!