saat duvarda asılı bir tanık gibi,
sessiz ama inatçı bir kalp atışıyla ilerler.
her tik takta biraz daha büyür özlem,
biraz daha derinleşir içimdeki boşluk.
zaman usulca omzuma dokunur,
geçiyorum der, tutamazsın beni.
dilsiz bir adamın
çaresizliğini yaşıyorum sevgilim
derdimi anlatmaya çalıştıkça
kendim gibi bildiğim insanların
sözlerinde eriyorum
sabun gibi
bir sahil kasabasının
sahile vuran dalgalarında
hatalarımı arıyorum.
her dalga bir cümle gibi geliyor,
yarım bırakılmış,
yanlış anlaşılmış,
şairin duası, satır aralarında gizlidir,
kimse âmin demez,
ama bazı kalpler sessizce kabul eder.
her kelime bir yakarıştır aslında
dudaktan değil,
yaradan dökülür.
zaman,
kendi kuyruğunu ısıran kör bir yılandır.
ilerlediğini sanırken
aynı karanlığa dönüp durur.
salı,
işte bu sonsuz dönmenin
kimim ben
ve ismini şah damarına
dövme yaptıran kulağındaki
küpeyi aldırmayacak
kadar şapşal
özür dilemeyi ağzından
Sevdin mi yedi cihan duyacak !!!
Sarıldın mı ?
Mevsimler karışacak ,
Öptüğümü söyleyemiyorum...
Yüzün kızaracak diye...
sen benim somurtkanlığıma bakma
sen tebessüm et sevgilim
güne merhaba de ,günaydın de
sen güneş'sin çünkü ;
sevgi/sin, aşk/sın ,umut/sun
ömrümden hiç ,
gönlümden hiç eksik olma sen
tamam mı ?
hiç ama
hiç yoktan var et/sen
boynunu bükme/sen
"yaşadığınız hayat size sunulan en iyi senaryodur"...
mustafa alp //




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!