şiir, söylemesini bilenlerin süsüdür
ama ben süslenmeye gelmedim
ben kelimeleri vitrine dizmeye değil
duvarlara çarpmaya geldim
duygusuzların, hainlerin örtüsüdür dedin ya
içimde kırılıp dökülen
artık sayıya gelmiyor azizim.
hesap makinesi bile susar bu yerde,
çünkü bazı acılar
yuvarlanmaz,
taşar.
dudaklarına yapıştığı an da bile
tadı kalır pamuk şekerinin
bir çocuğun yüzündeki
mutluluğunda tanıştığı
aşkın yanaklarını
kızarttığı yerde
sana bedenen ölmüş olsam da içim hala kanar,
geceler boyu yüreğimde kor ateş yanar,
adını anınca dizlerim titrer, kalbim donar,
bu sevda beni günden güne eritir, azar.
yollar bitti, kapılar kapandı yüzümde,
ne kadar kaçmak istesek de
bazı duygular, yaşanmışlıklar,
kader anları var ki
önüne geçemiyoruz.
ne ışıkta kalabiliyoruz hep,
ne de karanlıktan tamamen
içimde durmadan devrilen bir şey var,
ne adı kaçış
ne de umut.
koşuyorum
arkamda ben,
karşıma yine ben çıkıyor.
hayatım ,mahalle bakalının
veresiye defterinden farklı değil
ödemeye zorlananın
hep üzerine çizgi çektim.
varsın benim borcum sevda olsun
bu zamanda
mutlu birini görmek
göz yanılması gibi.
gerçek olamayacak kadar temiz,
fazla yerli durmuyor bu hayata.
insanın özünde
aynı anda iki çağrı çınlar
biri göğe açılan bir suskunluk,
öteki ateşe eğilen bir iştah.
aynı kalpte




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!