Güneş, kendi yolunu çiziyor gökyüzünde,
Işık, kimsenin izini sürmeden doğuyor.
Senin elin, senin kalemin, senin beyaz sayfan.
Umutlarını, hayallerini, kaderini kendi ellerinle yaz.
Kendi yolunu kendi çizenlere, yüreğiyle yürüyenlere,
Yepyeni bir güne, kendi yolunda,
Güneş batar, gölgeler uzar,
Dünya suskun, şehir yorgunlaşır.
Ama bir ışık var ki, içimde azar,
O da senin güzel gülüşünü taşır.
Gülüşüne rüzgâr değse, meltem olur,
Güneş çekildi de nöbet bana kaldı,
Gözümde bir uyku, bin hayal daldı.
Yastığım buz kesti, odam daraldı,
Dünü de bugünün koynunda yattım.
Zaman bir değirmen, öğütür beni,
Güneş doğar doğmaz kalem uyanır,
Kâğıtlar isminle nura boyanır.
Söyle, bu yürek her gün nasıl dayanır?
Hep sana şiir mi yazacağım, Enerji?
Q
Dostluğun bağına serdim özümü,
Güneş doğsa da sensiz
Aylar geçse de sessiz
Ruhumda bir telaş, iz
Bana can gerek
Neyleyim altını, gümüşü
Güneşi balçıkla sıvar her sözü,
Cevherden anlamaz nadan olanlar.
Kör eder içte o nurlu gözü,
Vefasız elinde öze yazıktır.
Q
Girme eşiğinden, sorma halini,
Güneşin iki rengi, bir baharın müjdesi,
Biri ayın şavkıdır, biri gülün bahçesi,
İkiz doğmuşlar sanki bir canın iki sesi,
Ruhları tüm dillerin en tılsımlı lehçesi.
Gülay; gülün yüzünde ayın parlayan izi,
Güneş küser, çöker kara bir perde,
Anlatamazsın derdini hiçbir yerde.
Düğümlenir kelimeler o dar geçitte,
Gözyaşını içine akıtır gidersin.
Uykular haram olur, yastık taş kesilir,
Güneşsiz yerde yaşatamazsın gülü,
Ne kadar sulasan, buz tutar her dalı.
Zorlama kalbi kışta kalmaya,
Bir nefeslik an, o son çırpınışta.
İçinde bir pınar var, sanma ki sıcak akar,
Güneş solgun doğar, ufuklar duman,
Toprak küskün kalmış, yorgun bir zaman.
Betonlar yükselir, ruhlar perişan,
Eski hatıralar oldu bir yalan.
Gökten rahmet değil, asit dökülür,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!